GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Lübnan, İsrail-İran çatışmasının neden esiri olmaya devam ediyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Lübnan, İsrail-İran çatışmasının neden esiri olmaya devam ediyor
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

İsrail ile İran arasında varılan ateşkes, uluslararası toplum tarafından bir başarı olarak selamlansa da, Lübnan için bu duraklama anlamına gelmiyor. Aksine, ülke içindeki şiddet olayları ve siyasi kriz, bu iki bölgesel güç arasındaki vekâlet savaşının doğrudan bir yansıması olarak devam ediyor. Beyrut, bir kez daha, büyük güçlerin jeopolitik satranç tahtasında bir piyon olarak kullanılıyor. Peki, Lübnan neden bu çatışmanın dışına çıkamıyor? Bunun arkasında yatan tarihsel, siyasi ve ekonomik nedenler neler? Bu sorulara yanıt arayan kapsamlı bir analiz.

Arka plan: Hizbullah’ın gölgesinde bir ulus

Lübnan’ın İsrail-İran çatışmasına bu denli angaje olmasının en önemli nedeni, ülkedeki en güçlü silahlı grup olan Hizbullah’ın İran tarafından finanse edilmesi ve askeri olarak desteklenmesidir. 1980’lerde kurulan ve İran Devrim Muhafızları tarafından eğitilen Hizbullah, sadece bir siyasi parti değil, aynı zamanda Lübnan ordusundan daha güçlü bir askeri yapılanmadır. Bu örgüt, İsrail’e karşı yürüttüğü faaliyetlerle tanınırken, İran’ın bölgedeki nüfuzunu yaymak için bir araç haline gelmiştir.

Son dönemdeki gelişmelerde, İsrail’in İran’ın Suriye’deki askeri varlığına yönelik saldırıları artarken, bu saldırıların Lübnan topraklarına da sıçradığı görüldü. Örneğin, İsrail savaş uçakları Beyrut’un güney banliyölerine ve Beka Vadisi’ndeki Hizbullah hedeflerine hava saldırıları düzenledi. Buna karşılık Hizbullah, İsrail işgali altındaki Şeba Çiftlikleri’ne füze atışlarıyla yanıt verdi. Bu karşılıklı saldırılar, ateşkes ilanına rağmen ara ara devam ediyor.

Lübnan hükümeti ise bu durumda neredeyse seyirci konumunda. Ülkedeki siyasi kriz, 2019’dan beri hükümetin kurulamamasına ve devlet kurumlarının çökmesine yol açtı. Merkezi yönetim, Hizbullah’ın askeri kanadını kontrol edemiyor; hatta bu durum, iç siyasette bir denge unsuru olarak da kullanılıyor. Örneğin, Hizbullah’ın İsrail’le çatışması, Lübnan’daki Sünni ve Hıristiyan partiler tarafından sıkça eleştirilirken, Şii tabanı tarafından bir direniş hareketi olarak görülüyor.

Bölgesel boyut: İran-Arap ekseni ve uluslararası dinamikler

Lübnan’daki durum, sadece ikili bir çatışma değil; aynı zamanda bölgesel güç mücadelesinin bir parçası. İran, Hizbullah aracılığıyla Akdeniz kıyılarında bir dayanak noktası elde ederken, Suudi Arabistan liderliğindeki Sünni eksen ise Lübnan’da İran nüfuzunu kırmak için çaba sarf ediyor. Bu bağlamda, Suudi Arabistan’ın Lübnan’a yönelik yaptırımları ve diplomatik gerilimler, ülkeyi bir kez daha Arap-İran rekabetinin ortasına yerleştiriyor.

ABD’nin politikaları da kilit rol oynuyor. Washington, Hizbullah’ı terör örgütü olarak kabul ederken, İsrail’in güvenliğini sağlamak adına Lübnan’a yönelik askeri yardımları sınırlandırıyor. Avrupa Birliği ise daha çok insani yardım ve istikrar arayışında, ancak Hizbullah’ın siyasi ve askeri yapılarını ayırmadığı sürece bu çabalar sınırlı kalıyor.

Sonuç olarak, Lübnan’daki kriz, İran’ın nükleer müzakereleri, ABD’nin bölgeden çekilme sinyalleri ve İsrail’in güvenlik kaygıları gibi faktörlerle derinleşiyor. Bu küresel aktörlerin tweet’lerinin veya açıklamalarının Beyrut sokaklarında karşılık bulduğu bir ortamda, ateşkes ne yazık ki sadece kâğıt üzerinde kalıyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, Lübnan’daki gelişmeleri yakından takip etmek zorundadır. Çünkü Lübnan’da istikrarsızlık, Doğu Akdeniz enerji politikalarını doğrudan etkilemektedir. Ayrıca, Türkiye’nin İran’la rekabet ettiği Suriye sahasında, Hizbullah’ın gücü Ankara’nın manevra alanını daraltmaktadır. Buna karşın, Türkiye, Lübnan’daki Sünni kesimle ve mülteci kriziyle ilgili önemli bir role sahiptir. Bu nedenle, Türk dış politikası, Lübnan’da tüm taraflarla diyaloğu sürdürerek dengeleyici bir güç olmayı hedeflemelidir. Aksi halde, bölgedeki vekâlet savaşları Türkiye’nin güvenliğini tehdit edebilir.

Etiketler:
LübnanİsrailİranHizbullahOrtadoğu çatışmalarıjeopolitik

İlgili Haberler

Basra Körfezi'nde 6 gemi Hürmüz Boğazı'ndan 'yasadışı' geçmeye çalıştı
Orta Doğu

Basra Körfezi'nde 6 gemi Hürmüz Boğazı'ndan 'yasadışı' geçmeye çalıştı

1 sa önce

Sabah Bülteni: 27 Temmuz 2026 – Dünya Gündemi
Orta Doğu

Sabah Bülteni: 27 Temmuz 2026 – Dünya Gündemi

2 sa önce

Hürmüz Boğazı'ndan hafta sonunda 12'den az gemi geçti
Orta Doğu

Hürmüz Boğazı'ndan hafta sonunda 12'den az gemi geçti

2 sa önce

İsrail'de seçim öncesi Netanyahu'ya en güçlü rakip: Gadi Eisenkot
Orta Doğu

İsrail'de seçim öncesi Netanyahu'ya en güçlü rakip: Gadi Eisenkot

4 sa önce

Yorumko SPONSORLU
Gerçek insanlar, gerçek yorumlar. Yorum yap, ek gelir elde et — kredilerini hediye çekine çevir.
Google yorumu satın al Yorum yap, kazan
Para kazandıran uygulamalar Evden ek gelir Instagram takipçi satın al Blog
SEPA.tr SPONSORLU
Türkiye'nin bağımsız SEPA, IBAN ve euro transfer rehberi. 30'dan fazla ücretsiz araç — IBAN/BIC doğrulama, transfer maliyeti, banka SEPA desteği.
IBAN Doğrulama SEPA mı SWIFT mi?
SEPA transfer ücreti Türkiye'nin SEPA başvurusu Tüm araçlar sepaturkiye.com sepaturkey.com (EN)
O
Offerqo SPONSORLU
Diş klinikleri için teklif platformu — diş bazında tedavi planı, hastanın dilinde markalı teklif, okunma anında bildirim.
30 gün ücretsiz dene Türkçe