Lübnan Parlamentosu, 2023 yılında kabul ettiği genel af yasasıyla yüzlerce tutukluyu serbest bıraktı. Yasa, özellikle Sünni İslamcı gruplarla bağlantılı mahkumların tahliyesini sağladı. Bu gelişme, ülkedeki Sünni toplumun siyasi ve askeri nüfuzunun arttığının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yasanın çıkış sürecinde Suriye iç savaşının bölgesel dengeleri değiştirmesi ve Hizbullah karşıtı Sünni blokların güçlenmesi etkili oldu.
Genel Af Yasasının Arka Planı
Lübnan'da yıllardır tartışılan genel af, özellikle 2005 sonrası dönemde artan mezhepsel gerilimlerin bir sonucu. 2019'daki protestolar ve ekonomik kriz, hapishanelerdeki tutuklu sayısını artırmıştı. Yasa, 2023'te Meclis'ten geçerek yürürlüğe girdi. Ancak uygulama süreci tartışmalı: İnsan hakları örgütleri, ağır suçlardan hüküm giyenlerin de affedildiğini belirtiyor. Hükümet, yasanın ulusal uzlaşı için gerekli olduğunu savunuyor.
Sünni gruplar arasında öne çıkan isimlerden biri, geçmişte Suriye rejimine karşı savaşmış olan İslamcı militanlar. Bu kişilerin serbest bırakılması, Lübnan'daki Sünni siyasi partilerin (örneğin Gelecek Hareketi) tabanını genişletmesine olanak tanıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinin Lübnan'daki Sünni aktörlere verdiği destek, bu grubun pazarlık gücünü artırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Lübnan'daki genel af, sadece iç siyasetle sınırlı değil. Suriye'de Esad rejiminin normalleşme süreci ve Rusya'nın arabuluculuğu, Lübnan'daki mezhepsel dengeleri etkiliyor. İran destekli Hizbullah, af yasasına mesafeli dururken, Sünni bloklar ABD ve Batı'dan destek görüyor. Bu durum, Lübnan'ı bir kez daha bölgesel rekabetin merkezine taşıyor. Avrupa Birliği, affın insan hakları boyutunu sorgularken, ABD yönetimi Sünni grupların güçlenmesini İran karşıtı bir denge unsuru olarak görüyor.
Öte yandan, ülkedeki Filistinli mülteciler ve diğer mezhepsel gruplar (Şiiler, Hristiyanlar, Dürziler) affın kapsamı dışında kaldı. Bu durum, gelecekte yeni gerilimlere yol açabilir. Lübnan'ın kırılgan siyasi yapısı, genel af gibi adımlarla daha da parçalanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Lübnan'daki Sünni grupların güçlenmesini kendi bölgesel çıkarları açısından yakından izliyor. Ankara, özellikle Suriye politikasında Sünni aktörlerle işbirliği yaparak İran ve Hizbullah'ın etkisini dengelemeyi hedefliyor. Genel af, Türkiye'nin Lübnan'daki Sünni muhalefete verdiği desteğin bir yansıması olarak görülebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarları, Lübnan'daki istikrarı doğrudan etkiliyor. Ancak affın yarattığı belirsizlik, Türkiye için risk de taşıyor: kontrolsüz silahlı grupların güçlenmesi, sınır güvenliğini tehdit edebilir. Bu nedenle Ankara, süreci dikkatle takip ederek diplomatik kanalları açık tutmalı.