Los Angeles County seçim yetkilileri, California ön seçimlerine iki gün kala bir dizi posta yoluyla gönderilen oy pusulasının yakılması ve bir oy verme merkezinin tahrip edilmesinin ardından Pazar günü seçim müdahalesine karşı uyarıda bulundu. Los Angeles County Kayıt Memuru / İlçe Katibi'nden bir çalışan, olayların 'demokratik süreci baltalamaya yönelik kasıtlı bir girişim' olduğunu belirtti. Yetkililer, saldırıların seçim güvenliğini tehdit ettiğini ve faillerin bulunması için soruşturma başlatıldığını açıkladı.
Olayların Detayları ve Yetkililerin Tepkisi
Los Angeles polisi, Pazar günü sabah saatlerinde bir posta kutusunda çıkan yangında birden fazla oy pusulasının kül olduğunu tespit etti. Aynı gün içinde bir oy verme merkezinin camlarının kırıldığı ve içerideki bazı ekipmanların tahrip edildiği bildirildi. Henüz herhangi bir tutuklama yapılmazken, olayın seçimleri etkileme amacı taşıdığı düşünülüyor. Los Angeles County Seçim Müdürü Dean Logan, yaptığı açıklamada, 'Oylarınızın güvende olduğundan emin olun. Bu tür korkutma girişimleri demokrasimizi sarsamaz' dedi. Logan, etkilenen seçmenlere yeni oy pusulaları gönderileceğini ve ek güvenlik önlemleri alındığını duyurdu. California Valisi Gavin Newsom da olayı kınayarak, seçim güvenliğini tehdit eden her türlü eylemin cezalandırılacağını belirtti.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da olayla ilgili olarak yerel yetkililerle koordinasyon halinde olduğunu duyurdu. FBI Los Angeles ofisi, seçim güvenliğine yönelik her türlü tehdidi ciddiye aldıklarını ve soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Uzmanlar, bu tür saldırıların seçmenlerin oy kullanma isteğini azaltabileceği ve toplumda kutuplaşmayı artırabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle posta yoluyla oy kullanma yöntemine yönelik son yıllarda artan şüphecilik, benzer sabotaj olaylarının daha sık yaşanabileceğine işaret ediyor.
ABD'de Seçim Güvenliği ve Benzer Olaylar
Son yıllarda ABD'de seçim güvenliği, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat taraftarlar arasında önemli bir tartışma konusu haline geldi. 2020 başkanlık seçimlerinin ardından ortaya atılan iddialar, seçim sistemine olan güveni sarsmıştı. Bu kez Los Angeles'ta yaşananlar, seçim sürecine yönelik fiziksel saldırıların da gündeme gelmesine neden oldu. Uzmanlar, bu tür sabotajların seçim sonuçlarını etkileme potansiyeli olmasa da, kamuoyunda güvensizlik yaratarak demokratik sürece zarar verdiğini vurguluyor. Benzer olaylar daha önce de yaşanmıştı: 2022'de Arizona'da bir oy verme merkezine silahlı saldırı düzenlenmiş, 2020'de ise posta kutularına yönelik sabotaj girişimleri rapor edilmişti.
Seçim güvenliği uzmanı David Becker, 'Bu tür eylemler, seçim sistemini çökertmekten ziyade toplumda korku ve kafa karışıklığı yaratmayı hedefliyor. Bununla mücadele etmek için şeffaflık ve hızlı müdahale kritik öneme sahip' dedi. Los Angeles County'de oy kullanma işlemleri Salı günü devam edecek. Yetkililer, seçmenlere güvenli olduğu sürece oy verme merkezlerine gelmeleri veya posta yoluyla oylarını göndermeleri çağrısında bulundu. Olayla ilgili soruşturma sürerken, faillerin yakalanması için çalışmalar devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki seçim sabotajı girişimleri, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir gelişme. Her ne kadar doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, ABD'deki siyasi istikrarsızlık ve seçim güvenliğine yönelik tehditler, küresel demokrasi normlarını zayıflatabilir. Türkiye, seçim güvenliği konusunda kendi önlemlerini alırken, bu tür olaylar seçim sistemlerinin kırılganlığını gözler önüne seriyor. Ayrıca, ABD'de yaşanacak olası bir siyasi kriz, Türkiye-ABD ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir; zira ABD'nin iç politikasındaki gerginlikler zaman zaman dış politika önceliklerini değiştirebiliyor. Bu nedenle, Ankara'nın olayları dikkatle analiz ederek kendi seçim altyapısını güçlendirmesi yerinde olacaktır.