Londra'nın en iyi restoranlarından bazıları, Birleşik Krallık'taki "vergi tsunamisi" ve yurtdışındaki daha iyi çalışma etiği nedeniyle Dubai'de şube açıyor. Ünlü restorancı, Körfez ülkelerinin işletmelerin kurulmasına aktif olarak yardımcı olduğunu, Doğu Asya'nın ise daha iyi bir çalışma etiğine sahip olduğunu söyledi.
Vergi Yükü ve Çalışma Etiği Restoranları Yurtdışına İtiyor
Birleşik Krallık'ta artan vergiler ve bürokrasi, ülkenin önde gelen restorancılarını yeni pazarlar aramaya yönlendiriyor. Körfez ülkeleri, özellikle Dubai, iş kurma kolaylığı, düşük vergi oranları ve hükümet destekleriyle öne çıkıyor. Ünlü bir restorancı, "Körfez ülkeleri işletmelerin kurulmasına aktif olarak yardımcı oluyor. East Asia'da ise çalışma etiği çok daha güçlü" dedi.
Londra'da faaliyet gösteren bazı restoranlar, KDV ve gelir vergisi artışları, personel bulma zorlukları ve yüksek kira giderleri nedeniyle karlılıklarını korumakta zorlanıyor. Buna karşılık Dubai, yatırımcılara vergi muafiyetleri, hızlı şirket kurulumu ve kalifiye personel için cazip paketler sunuyor.
Küresel Gastronomi Sahnesinde Değişim
Dubai, son yıllarda lüks restoranlar ve ünlü şeflerin ilgisini çeken bir gastronomi merkezi haline geldi. Şehir, zengin müşteri profili ve turizm potansiyeliyle öne çıkıyor. Ayrıca Körfez ülkeleri, ekonomik çeşitlendirme stratejileri kapsamında turizm ve eğlence sektörlerine büyük yatırım yapıyor.
Uzmanlar, bu eğilimin sadece restoran sektörüyle sınırlı olmadığını, Birleşik Krallık'taki genel iş ortamının giderek zorlaştığını belirtiyor. Brexit sonrası ticaret anlaşmalarının yarattığı belirsizlikler ve artan enerji maliyetleri de işletmeleri alternatif arayışlara itiyor.
Öte yandan, Doğu Asya ülkeleri de yatırımcılar için cazip fırsatlar sunuyor. Özellikle Singapur ve Hong Kong, iş dostu politikaları ve kalifiye işgücüyle dikkat çekiyor. Ancak restorancılar, Körfez'in lojistik ve vergi avantajlarının yanı sıra, bölgedeki hızlı ekonomik büyümeyi de vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, coğrafi konumu ve gastronomi potansiyeliyle Körfez ülkeleriyle benzer avantajlar sunabilir. Ancak son yıllarda artan vergi yükü ve ekonomik belirsizlikler, yabancı yatırımcıların yanı sıra yerli işletmelerin de yurtdışına yönelmesine neden oluyor. Eğer Türkiye, iş kurma kolaylığı, vergi teşvikleri ve kalifiye personel konusunda iyileştirmeler yaparsa, küresel gastronomi yatırımlarından pay alabilir. Aksi halde, Türk şefler ve restoran zincirleri de Körfez'e yönelebilir. Bu durum, Türkiye'nin turizm ve gastronomi sektöründeki rekabet gücünü olumsuz etkileyebilir.