İngiltere Başbakanlığı (No 10), Avrupa Birliği'nin (AB) Made in Europe (Avrupa'da Üretilen) paketine katılması durumunda Çin menşeli elektrikli araçlara (EV) ithalat tarifesi uygulama seçeneğini masada tutuyor. Fransa'nın İngiltere'nin pakete dahil olmasına yönelik itirazını geri çekmesinin ardından gelen bu açıklama, Pekin yönetiminden "ayrımcı" adım olarak nitelendirilen bir uyarıyı beraberinde getirdi. Downing Street'ten yapılan açıklamada, nihai kararın henüz verilmediği ancak tüm seçeneklerin değerlendirildiği belirtildi.
Gelişmenin arka planı: Made in Europe paketi ve İngiltere'nin konumu
AB'nin Made in Europe paketi, Avrupa'da üretimi teşvik etmeyi ve stratejik sektörlerde dışa bağımlılığı azaltmayı amaçlayan bir dizi düzenlemeden oluşuyor. Paket kapsamında elektrikli araçlar, bataryalar ve yeşil teknolojiler gibi alanlarda AB içi üretimin güçlendirilmesi hedefleniyor. İngiltere'nin Brexit sonrası dönemde bu pakete katılımı, ülkenin AB ile ticari ilişkilerini yeniden şekillendirme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Fransa'nın başlangıçta İngiltere'nin pakete katılmasına karşı çıktığı, ancak sonrasında bu itirazını geri çektiği bildirildi. Bu değişiklik, İngiltere'nin pakete dahil olma yolunu açarken, ülkenin Çin'e karşı ortak bir tarife rejimine uyum sağlaması ihtimalini de gündeme getirdi. AB halihazırda Çin yapımı elektrikli araçlara yönelik olarak anti-sübvansiyon soruşturması yürütüyor ve geçici tarifeler uygulama hazırlığı yapıyor.
İngiltere Başbakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik herhangi bir tarife kararının, İngiltere'nin ekonomik çıkarları ve küresel ticaret taahhütleri doğrultusunda değerlendirileceği" ifade edildi. Hükümet kaynakları, kararın henüz kesinleşmediğini ve sektör paydaşlarıyla istişarelerin sürdüğünü belirtiyor.
Çin'den sert uyarı: 'Ayrımcı adım'
Pekin yönetimi, İngiltere'nin olası tarife hamlesine sert tepki gösterdi. Çin Ticaret Bakanlığı'na yakın kaynaklar, böyle bir adımın "ayrımcı" olacağını ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı düşebileceğini savundu. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Ticaret ve ekonomik konuların siyasileştirilmemesi gerektiğini" vurgulayarak, İngiltere'yi serbest ticarete bağlı kalmaya çağırdı.
Çin'in Avrupa'daki en büyük ticaret ortaklarından biri olan İngiltere ile ilişkileri, Brexit sonrası dönemde dalgalı bir seyir izliyor. İngiltere, Çin'e yönelik olarak beşeri haklar ve güvenlik konularında eleştirel bir tutum sergilerken, ekonomik ilişkilerde dengeli bir yaklaşım benimsemeye çalışıyor. Olası bir tarife kararı, iki ülke arasındaki ticari gerilimi artırabilir.
Uzmanlar, İngiltere'nin AB ile ortak hareket etmesinin, Çin'e karşı daha koordineli bir Batı cephesi oluşturulmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Ancak İngiltere'nin kendi otomotiv sektörü ve tüketici fiyatları üzerindeki olası etkileri de dikkatle hesaplaması gerekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Ticaret savaşları derinleşiyor mu?
İngiltere'nin olası hamlesi, ABD ve AB'nin Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik artan tarife baskılarıyla aynı döneme denk geliyor. ABD, Çin'den ithal edilen elektrikli araçlara yüzde 100'e varan gümrük vergisi uygulama kararı almış durumda. AB ise anti-sübvansiyon soruşturması kapsamında geçici tarifeleri devreye almaya hazırlanıyor. Bu gelişmeler, küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiğine işaret ediyor.
İngiltere'nin bu süreçte nasıl bir pozisyon alacağı, hem Brexit sonrası ticaret politikasının yönü hem de Batı ittifakı içindeki yeri açısından kritik önem taşıyor. İngiltere, AB ile yakınlaşma sinyalleri verirken, öte yandan kendi bağımsız ticaret politikasını şekillendirme iddiasını sürdürüyor. Otomotiv sektörü, İngiltere ekonomisinin önemli bir parçası ve Çin pazarına erişim, İngiliz üreticiler için hayati önemde. Ancak Çin menşeli ucuz elektrikli araçların İngiltere pazarındaki payı da her geçen gün artıyor.
Analistler, İngiltere'nin AB ile ortak bir tarife rejimine katılmasının, Çin'in misilleme olasılığını artırabileceğini ve İngiliz ihracatçıları olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. Öte yandan, tarife uygulanmaması halinde İngiltere'nin Çin menşeli elektrikli araçlar için bir "kaçış kapısı" haline gelebileceği ve AB'nin uyguladığı tarifelerin etkisini zayıflatabileceği ifade ediliyor.
Kararın, İngiltere'nin yeşil enerji dönüşümü ve net sıfır hedefleriyle de yakından ilgisi bulunuyor. Elektrikli araç fiyatlarının artması, tüketicilerin geçiş sürecini yavaşlatabilir. Hükümet, bir yandan yerli batarya ve elektrikli araç üretimini teşvik ederken, diğer yandan uygun fiyatlı araçlara erişimi korumaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'nin Çin menşeli elektrikli araçlara tarife uygulama ihtimali, Türkiye'nin otomotiv ihracatı ve dış ticaret politikası açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Avrupa'nın önemli bir otomotiv üretim üssü ve İngiltere'ye önemli miktarda araç ihraç ediyor. İngiltere'nin AB ile ortak tarife rejimine katılması, Türk menşeli araçların da bu kapsamda değerlendirilmesi riskini beraberinde getirebilir. Öte yandan, Çin'e karşı küresel tarife dalgası, Türkiye'nin elektrikli araç üretimindeki rekabet gücünü artırma fırsatı yaratabilir. Ankara, AB ile Gümrük Birliği ilişkisi çerçevesinde olası tarife değişikliklerini yakından izlemeli ve Türk ihracatçılarının çıkarlarını koruyacak diplomatik girişimlerde bulunmalıdır.