Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da inşa ettiği yasa dışı yerleşim birimlerinin tanıtılacağı bir emlak fuarının başkentte düzenlenmesini engelleme yönündeki çağrılara açık destek verdi. Khan, söz konusu etkinliğin “uluslararası hukuku ihlal eden yerleşim faaliyetlerini meşrulaştırdığı” gerekçesiyle yasaklanması gerektiğini belirtti. Karar, Birleşik Krallık’ta Filistin yanlısı grupların ve insan hakları örgütlerinin uzun süredir yürüttüğü kampanyaların ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
“İsrail Evleri” adlı etkinlik, İsrail’in yasa dışı yerleşim yerlerinde gayrimenkul satışını teşvik etmek amacıyla düzenleniyor. Organizatörler, fuarın Londra’da bir otelde gerçekleşmesini planlamıştı. Ancak, Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) ve diğer sivil toplum kuruluşları, bu tür bir etkinliğin Birleşmiş Milletler kararlarını ve uluslararası hukuku hiçe saydığını belirterek belediye başkanına başvurdu. Khan, yaptığı açıklamada, “Londra, nefret ve ayrımcılığa yer olmayan kapsayıcı bir şehirdir. İsrail’in yasadışı yerleşimlerini tanıtan herhangi bir etkinlik, bu değerlerle bağdaşmaz” ifadelerini kullandı. Belediye başkanının desteği, etkinliğin yasaklanması için yasal adımların atılmasını hızlandırabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim faaliyetleri, uluslararası toplum tarafından yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı, bu yerleşimlerin “uluslararası hukukun açık bir ihlali” olduğunu vurguluyor. Avrupa Birliği de yerleşim ürünlerinin etiketlenmesini zorunlu kılarak bu politikalara karşı çıkıyor. Londra’daki bu gelişme, İngiltere’nin Filistin politikasında bir dönüşümün işareti olarak yorumlanıyor. Muhafazakar Parti hükümeti daha önce İsrail’e yönelik eleştirilerde temkinli davranırken, yerel yönetimlerin bu tür adımları merkezi hükümet üzerinde baskı oluşturabilir. Diğer yandan, İsrail hükümeti ve Yahudi kuruluşları, etkinliğin yasaklanmasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına uluslararası alanda yeni bir destek dalgası olarak değerlendirilebilir. Türkiye, İsrail’in yasadışı yerleşim politikalarını her fırsatta kınamakta ve iki devletli çözümü desteklemektedir. Londra Belediye Başkanı’nın bu adımı, Türk dış politikasının Filistin konusundaki tutumunu dolaylı olarak güçlendiren bir unsur olarak görülebilir. Ayrıca, Birleşik Krallık’taki bu tür girişimler, Avrupa’da İsrail karşıtı boykot kampanyalarının (BDS) etkisini artırabilir. Türkiye, bu süreçte diplomatik kanallardan benzer adımların diğer Avrupa başkentlerinde de atılması için lobi faaliyetlerini yoğunlaştırabilir.