Litvanya, Soğuk Savaş sonrası dönemde benimsediği nükleer silahsızlanma politikasında köklü bir değişikliğe gitmeye hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Gitanas Nausėda, ülkenin anayasasında yer alan nükleer silah ve yabancı askeri üs bulundurma yasağının kaldırılması için parlamentoda girişim başlattı. Meclis Başkanı Viktorija Čmilytė-Nielsen ve diğer parlamento liderleri, mevcut hükümlerin 'güncelliğini yitirdiği' konusunda mutabık kalarak yasağın kaldırılması yönünde görüş bildirdi.
Anayasadaki yasak ve değişim süreci
Litvanya anayasası, 1992 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından kabul edilen bir maddeyle nükleer silahların ülkeye sokulmasını ve yabancı askeri üslerin kurulmasını yasaklamıştı. Bu düzenleme, bağımsızlığını yeni kazanan ülkenin tarafsız ve barışçıl bir dış politika izleme iradesini yansıtıyordu. Ancak Rusya'nın 2014'te Kırım'ı ilhak etmesi ve 2022'de Ukrayna'yı tam ölçekli işgali, Baltık ülkelerinde güvenlik endişelerini tırmandırdı. Litvanya, Letonya ve Estonya, NATO'nun doğu kanadında Rusya'ya en yakın üyeler olarak savunma kapasitelerini güçlendirme çabası içinde.
Nausėda, yasağın kaldırılmasının 'caydırıcılık kapasitesini artıracağını' ve NATO müttefikleriyle daha yakın askeri işbirliğine olanak tanıyacağını savunuyor. Litvanya halihazırda Almanya liderliğindeki bir NATO taburuna ev sahipliği yapıyor, ancak anayasal kısıtlamalar daha kalıcı üslerin veya nükleer paylaşım düzenlemelerinin önünde engel teşkil ediyor. Anayasa değişikliği için parlamentoda üçte iki çoğunluk gerekiyor; iktidardaki koalisyon ve ana muhalefet partileri arasında konuya ilişkin görüşmeler devam ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Litvanya'nın bu adımı, Baltık bölgesinde güvenlik mimarisini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. NATO'nun nükleer paylaşım programı kapsamında Belçika, Almanya, Hollanda, İtalya ve Türkiye'de ABD'nin nükleer silahları konuşlandırılmış durumda. Litvanya'nın bu programa dahil olması, Rusya'nın Kaliningrad eksklavındaki askeri varlığına karşı bir denge unsuru olarak görülebilir. Ancak bu hamle, Moskova'nın tepkisini çekme riski taşıyor; Rusya, Baltık ülkelerindeki NATO varlığını doğrudan tehdit olarak nitelendiriyor.
Avrupa Birliği içinde de farklı sesler yükseliyor. Bazı üye ülkeler, nükleer silahların yayılmasının Avrupa güvenliğini istikrarsızlaştırabileceği uyarısında bulunuyor. Litvanya ise Ukrayna savaşının ardından 'Rusya'nın yayılmacı politikalarına karşı en ön safta olduğunu' vurguluyor. Kararın, Baltık Denizi bölgesindeki askeri dengeleri etkilemesi ve İsveç ile Finlandiya'nın NATO üyeliği sonrası bölgesel savunma işbirliğini derinleştirmesi bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Litvanya'nın nükleer silah yasağını kaldırma girişimi, Türkiye'nin de içinde bulunduğu NATO'nun nükleer paylaşım mekanizmasını doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, İncirlik Üssü'nde ABD'nin nükleer silahlarına ev sahipliği yapan ülkeler arasında yer alıyor. Litvanya'nın bu adımı, ittifak içinde nükleer caydırıcılığın yaygınlaştırılması tartışmalarını güçlendirebilir. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin Rusya ile dengeli ilişkiler kurma arayışında ek bir gerilim unsuru yaratabilir. Ankara, NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesini desteklemekle birlikte, Rusya ile doğrudan çatışma riskini artıracak adımlardan kaçınma eğilimindedir.