Litvanya, artan güvenlik tehditleri nedeniyle nükleer silah yasağını kaldırmaya hazırlanıyor. Baltık ülkesi, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığının ardından ulusal güvenlik stratejisini yeniden şekillendiriyor. Başbakan Ingrida Šimonytė, durumun giderek kötüleştiğini belirterek, nükleer caydırıcılık konusundaki mevcut yasal kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguladı. Bu adım, NATO'nun doğu kanadındaki caydırıcılık kapasitesini güçlendirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Litvanya, 2004 yılında NATO'ya katıldığından beri nükleer silahsızlanma politikasını sürdürüyordu. Anayasa, ülke topraklarında nükleer silah bulundurulmasını yasaklıyor. Ancak Rusya'nın 2022'de Ukrayna'ya başlattığı geniş çaplı işgal, Baltık ülkelerinin güvenlik algılarını köklü bir şekilde değiştirdi. Litvanya istihbarat raporlarına göre, Rusya'nın Kaliningrad bölgesine konuşlandırdığı nükleer yetenekli füzeler, Litvanya dahil tüm Baltık bölgesi için doğrudan bir tehdit oluşturuyor.
Litvanya Savunma Bakanı Arvydas Anušauskas, nükleer yasağın kaldırılmasının, NATO'nun bölgedeki caydırıcılık pozisyonunu güçlendireceğini ve Rusya'ya karşı daha etkili bir savunma sağlayacağını ifade etti. Bakan, bu değişikliğin Litvanya'nın NATO müttefikleriyle daha yakın işbirliği yapmasına olanak tanıyacağını ve bölgesel güvenlik mimarisine katkıda bulunacağını vurguladı. Kararın, Litvanya'nın NATO'nun nükleer paylaşım programına katılmasının önünü açması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Litvanya'nın bu hamlesi, Baltık bölgesinde yeni bir güvenlik paradigmasının habercisi olabilir. Letonya ve Estonya da benzer adımları değerlendiriyor. NATO'nun 2023 Vilnius Zirvesi'nde alınan kararlar doğrultusunda, müttefikler bölgesel savunma planlarını güncelledi. Ancak nükleer silahların konuşlandırılması, özellikle Rusya'nın Belarus'ta taktik nükleer silah konuşlandırma kararına yanıt olarak, yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, Litvanya'nın bu girişimini "provokasyon" olarak nitelendirdi ve Moskova'nın gerekli önlemleri alacağını duyurdu. Bu gerilim, Avrupa güvenlik mimarisinde yeni bir kırılma noktası yaratıyor. Batılı analistler, Litvanya'nın kararının NATO'nun nükleer caydırıcılık politikasının bir parçası olarak görülmesi gerektiğini, ancak bunun beraberinde riskleri de barındırdığını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, NATO’nun nükleer paylaşım programına zaten katılıyor ve İncirlik Üssü’nde ABD’ye ait nükleer silahlar bulunuyor. Litvanya’nın nükleer yasağı kaldırma girişimi, NATO içindeki nükleer politika tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Türkiye, Baltık bölgesindeki bu gelişmeyi, NATO’nun doğu kanadındaki caydırıcılık kapasitesinin artırılması olarak değerlendiriyor. Ancak nükleer silahların yayılması riski, Türkiye’nin uzun vadeli güvenlik çıkarları açısından dikkatle izlenmesi gereken bir konu. Ayrıca, Rusya ile gerilimin tırmanması, Türkiye’nin Karadeniz ve Suriye’deki dengeleri de etkileyebilir.