GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Ekonomi

Likidite Sıkışması Daha Yeni Başlıyor

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
💹
📡 Batı Medyası
Kaynak perspektifi: ABD Finans Medyası
💹 ABD Finans Medyası
Çeviri Kaynağı
Bloomberg — Bu haber, Bloomberg'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Küresel piyasalarda likiditenin hızla daralması ve merkez bankalarının faiz oranlarını kısıtlayıcı seviyelere yükseltmesi, hisse senedi piyasalarının temel desteklerini aşındırıyor. Artık yatırımcılar, bol paranın sağladığı yapay canlanmanın sona erdiği ve sıkılaşan finansal koşulların reel ekonomiye yansımaya başladığı bir döneme giriyor. Bu durum, özellikle gelişmiş ülke borsalarında satış baskısını artırırken, kırılgan ekonomiler için ek riskler doğuruyor. Uzmanlara göre, likidite sıkışmasının henüz başlangıç aşamasındayız ve önümüzdeki aylarda piyasalarda daha sert dalgalanmalar yaşanabilir.

Likidite Neden Daralıyor?

Son iki yılda enflasyonla mücadele kapsamında ABD Merkez Bankası (Fed) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) başta olmak üzere büyük merkez bankaları, faiz oranlarını keskin bir şekilde yükseltti. Aynı zamanda tahvil alım programlarını sonlandırarak bilançolarını küçültmeye başladılar. Bu adımlar, ekonomideki para arzını azaltarak likiditeyi daralttı.

Fed’in federal fonlama oranını yüzde 5.25-5.50 aralığına çekmesi ve 2024 yılı boyunca yüksek faizleri koruyacağı sinyalini vermesi, dolar likiditesini kısıtlarken, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarını hızlandırdı. ECB ise benzer şekilde faizleri yüzde 4.5’e yükseltirken, Avrupa ekonomisinde durgunluk endişelerini artırdı. Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) ultra gevşek politikadan çıkış sinyalleri vermesi, küresel likiditede bir diğer darbe oldu. BOJ’un faiz artırımı, carry trade işlemlerinin çözülmesine yol açarak piyasalarda oynaklığı artırdı.

Piyasalar Neden Etkileniyor?

Likiditenin azalması, yatırımcıların risk iştahını bastırıyor. Bol paranın olduğu dönemlerde, yatırımcılar yüksek getiri arayışıyla daha riskli varlıklara yönelirken, daralan likidite güvenli limanlara (tahvil, altın, dolar) kaçışı tetikliyor. Hisse senetlerinde satışlar artarken, borçlanma maliyetleri yükseliyor. Bu durum, şirketlerin kâr marjlarını ve yatırım planlarını olumsuz etkiliyor. Özellikle teknoloji hisseleri, yüksek değerlemeleri nedeniyle en sert darbeyi alan sektörlerin başında geliyor.

ABD’de S&P 500 endeksi, 2024 yılının başından bu yana yüzde 5 değer kaybederken, Nasdaq’ta satışlar daha belirgin. Avrupa’da DAX ve CAC 40 endeksleri de benzer baskı altında. Gelişmekte olan ülkeler ise daha zor durumda; Türkiye, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerde yerel para birimlerinin değer kaybı, enflasyonist baskıları körüklüyor. Uzmanlar, likidite sıkışmasının devam etmesi halinde, bazı ülkelerde finansal kriz riskinin arttığı uyarısında bulunuyor.

Likidite Sıkışmasının Geleceği

Piyasalar, merkez bankalarının ne zaman faiz indirimine başlayacağına odaklanmış durumda. Ancak enflasyon henüz hedeflenen seviyelere (yüzde 2) gerilemediği için, faiz indirimlerinin yılın ikinci yarısından önce başlaması beklenmiyor. Fed Başkanı Jerome Powell, faiz indirimleri için enflasyonun kalıcı olarak düştüğüne dair daha fazla kanıt görmek istediklerini belirtiyor. ECB de benzer bir duruş sergiliyor. Öte yandan, jeopolitik riskler (Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu gerginlikleri) emtia fiyatlarını yukarı çekerek enflasyonla mücadeleyi zorlaştırıyor.

Analistlere göre, likidite sıkışmasının en yoğun hissedileceği dönem, faiz indirimlerinin başlamasına kadar geçen süreç olacak. Bu dönemde piyasalarda oynaklığın yüksek kalması, bazı varlık fiyatlarında sert düzeltmeler yaşanması muhtemel. Tahvil piyasalarında getirilerin yüksek seyretmesi, hisse senetlerine alternatif oluştururken, kripto paralar gibi spekülatif varlıklar da baskı altında kalabilir. Ancak uzun vadede, merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almayı başarması ve faizleri düşürmeye başlamasıyla birlikte likiditenin yeniden genişlemesi bekleniyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Küresel likidite sıkışması, Türkiye ekonomisi için önemli riskler barındırıyor. Gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye, yabancı sermaye girişine bağımlıdır. Daralan likidite, sermaye çıkışlarını hızlandırarak Türk lirası üzerinde baskı yaratıyor ve enflasyonu artırıyor. Ayrıca, yüksek dış borçlanma maliyetleri, cari açık finansmanını zorlaştırıyor. Türkiye’nin merkez bankası, politika faizini yüzde 45’e yükselterek sıkı duruşunu sürdürüyor, ancak küresel likidite koşulları nedeniyle bu adımların etkinliği sınırlanabiliyor. Öte yandan, jeopolitik konumu ve enerji ithalatı bağımlılığı, Türkiye’yi dış şoklara karşı kırılgan kılıyor. Bu dönemde yapısal reformlar ve ihracat artırıcı politikalar, ekonomik dayanıklılığı artırmada kritik öneme sahip.

Etiketler:
likiditefaiz oranlarıküresel ekonomiborsamerkez bankası

İlgili Haberler

38 Yaşında Dul Kaldım, 4 Çocukla Sosyal Güvenlik Maaşı Alıyorum: 60 Yaşında Ne Zaman Emekli Olmalıyım
Ekonomi

38 Yaşında Dul Kaldım, 4 Çocukla Sosyal Güvenlik Maaşı Alıyorum: 60 Yaşında Ne Zaman Emekli Olmalıyım

8 dk önce

📰
Ekonomi

Trump'ın İran Anlaşması Yatırımcılar İçin Oyunun Kurallarını Değiştirdi: Şimdi Alınacak İki Sektör

11 dk önce

SpaceX, S&P 500'den daha pahalı: FOMO ile şişen balon
Ekonomi

SpaceX, S&P 500'den daha pahalı: FOMO ile şişen balon

15 dk önce

Milyarlık sunucu şirketi kısa vadeli raporla %40 değer kaybetti
Ekonomi

Milyarlık sunucu şirketi kısa vadeli raporla %40 değer kaybetti

18 dk önce