2023 yılının Eylül ayında Libya'nın doğusundaki Derna kentini vuran yıkıcı sel felaketinin üzerinden neredeyse üç yıl geçmesine rağmen, kent sakinleri hâlâ yaşadıkları travmanın etkisinden kurtulabilmiş değil. Akdeniz fırtınası Daniel'in tetiklediği şiddetli yağışlar, 10-11 Eylül 2023 tarihlerinde barajların çökmesine yol açmış, suların kontrolsüz şekilde kente akmasıyla birlikte yaklaşık 4 bin kişi hayatını kaybetmişti. Kentin büyük bölümü sular altında kalırken, binlerce kişi de evsiz kalmıştı. Bugün Derna'da yeniden inşa çalışmaları tüm hızıyla sürüyor; yeni yollar, köprüler ve konutlar yükseliyor. Ancak felaketin psikolojik yaraları hâlâ taze. Bazı bölge sakinleri, yeniden inşa faaliyetlerinin travmayla başa çıkmalarına yardımcı olduğunu belirtirken, birçoğu da kaybettikleri yakınlarının acısını hâlâ derinden hissediyor.
Felaketin arka planı: İhmal ve iklim değişikliği
Derna'daki sel felaketi, yalnızca doğal bir afet değil, aynı zamanda yıllardır süren ihmalin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Libya'nın 2011 yılından bu yana iç savaş ve siyasi istikrarsızlıkla boğuşması, altyapı yatırımlarının durma noktasına gelmesine neden oldu. Özellikle Derna'nın yukarısında bulunan iki büyük baraj, yıllardır bakımsızlıktan çürümeye terk edilmişti. Uzmanlar, barajların bakımının düzenli yapılması halinde felaketin önlenebileceğini belirtiyor. Öte yandan, iklim değişikliğine bağlı olarak Akdeniz'de sıcaklıkların artması, Daniel gibi kasırga seviyesindeki fırtınaların daha sık görülmesine yol açıyor.
Felaketin ardından uluslararası yardım kuruluşları ve birçok ülke Libya'ya destek gönderdi. Ancak ülkedeki siyasi bölünmüşlük, yardımların koordinasyonunu zorlaştırdı. Doğu Libya'da General Halife Hafter'e bağlı güçler, batıda isre Ulusal Mutabakat Hükümeti etkili. Bu ikili yapı, özellikle yeniden inşa sürecinde kaynakların verimli kullanılmasını engelliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Libya'nın istikrarı kritik önemde
Libya, Kuzey Afrika'da stratejik bir konuma sahip olması ve zengin petrol rezervleriyle uluslararası aktörler için önemli bir ülke. Derna'daki felaket ve sonrasındaki yeniden inşa süreci, ülkenin genel istikrarı açısından belirleyici olabilir. Özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, Libya'daki siyasi birliğin sağlanması için çaba harcıyor. Ancak doğu ile batı arasındaki gerginlik, bu çabaların sonuç almasını zorlaştırıyor.
İklim değişikliğinin yol açtığı aşırı hava olayları, sadece Libya'yı değil, tüm Akdeniz havzasını tehdit ediyor. Uzmanlar, benzer felaketlerin önüne geçmek için erken uyarı sistemlerinin kurulması ve altyapının iklim değişikliğine adapte edilmesi gerektiğini vurguluyor. Derna'daki sel, aynı zamanda savaş ve çatışma bölgelerinde iklim değişikliğinin etkilerinin daha yıkıcı olabileceğini de gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Libya'daki gelişmeler, Türkiye için doğrudan güvenlik ve ekonomik çıkarlar açısından önem taşıyor. Türkiye, Libya'da özellikle Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yakın ilişkiler yürütüyor ve Doğu Akdeniz'deki enerji hakları konusunda işbirliği yapıyor. Derna'daki yeniden inşa süreci, Türk inşaat firmaları için potansiyel iş fırsatları sunabilir. Ayrıca, Libya'daki istikrarsızlık, düzensiz göç ve terörizm gibi sorunları besleyerek Türkiye'yi de etkileyebilir. Türkiye'nin Libya'daki varlığı, bölgesel nüfuz mücadelesinde dengeleyici bir rol oynuyor. Bu nedenle, Derna'daki felaketin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarını yakından takip etmesi ve gerektiğinde destek sağlaması, Ankara'nın çıkarlarına uygun olacaktır.