İsrail'de muhalefetteki Yisrael Beiteinu partisinin lideri Avigdor Liberman, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu iktidarda kalabilmek için ülkeyi ‘iç savaşa’ sürüklemekle suçladı. Liberman, Perşembe günü X platformunda yaptığı açıklamada, “Netanyahu hükümeti, İsrail Devleti’ni bir iç savaşa sürüklüyor” ifadelerini kullandı. Bu sert suçlama, Netanyahu'nun yargı reformu girişimleri ve güvenlik politikalarına yönelik muhalefetin giderek arttığı bir dönemde geldi. Liberman, Netanyahu’nun politikalarının ülkeyi derin bir krize ittiğini ve bu durumun ulusal güvenliği tehdit ettiğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı: Yargı Reformu ve Toplumsal Kutuplaşma
Netanyahu hükümetinin ocak ayında açıkladığı yargı reformu, İsrail’de son yılların en büyük toplumsal tepkisine yol açmıştı. Yüksek Mahkeme'nin yetkilerini sınırlandırmayı ve hükümete yargı atamalarında daha fazla söz hakkı vermeyi amaçlayan reform, muhalefet ve geniş kitleler tarafından ‘demokrasinin sonu’ olarak nitelendirildi. Haftalarca süren kitlesel protestolarda yüz binlerce kişi sokağa döküldü. Ordu içinde bile reforma karşı çıkan yedek subaylar görev yapmayı reddetti.
Liberman, daha önce de Netanyahu’yu “ülkeyi parçalamakla” suçlamış ve koalisyon hükümetinin aşırı sağcı partilerle kurduğu ittifakın İsrail’i tehlikeye attığını söylemişti. Liberman’ın partisi Yisrael Beiteinu, özellikle Rusya kökenli İsrailliler arasında destek buluyor ve güvenlik konularında sertlik yanlısı bir çizgi izliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İsrail’deki bu siyasi kriz, sadece iç politikayı değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı da etkiliyor. Netenyahu hükümetinin Batı Şeria’daki yerleşim politikaları ve Filistin yönetimine yönelik tutumu, uluslararası toplumda tepki çekiyor. ABD ve Avrupa Birliği, yargı reformu konusunda endişelerini dile getirmiş, reformun geri çekilmesi çağrısında bulunmuştu. Bu iç kriz, İsrail’in İran ve Hizbullah gibi tehditlere karşı caydırıcılığını zayıflatabilir. Arap ülkeleriyle normalleşme süreci de belirsizliğe sürüklenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İsrail’deki bu iç kriz, Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Ortadoğu politikaları açısından önemli bir gelişme. Türkiye, son dönemde İsrail ile ilişkileri normalleştirme çabası içinde. Ancak Netanyahu hükümetinin istikrarsızlığı, bu normalleşme sürecini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İsrail’deki kutuplaşma, bölgesel güç dengelerini değiştirebilir. Türkiye, bu süreçte Filistin meselesine yönelik tutumunu korurken, İsrail’deki siyasi istikrarsızlığın bölgesel yansımalarını yakından takip etmek zorunda.