Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Cephe'nin (Front National) lideri Marine Le Pen, son anketlerde cumhurbaşkanlığı yarışının favorisi olarak gösteriliyor. 2027 seçimlerine doğru giderken, ana akım partilerin Le Pen'i durdurabilecek bir aday arayışı hız kazandı. Peki, Le Pen'i kim yenebilir? Bu soru, sadece Fransa'nın değil, tüm Avrupa'nın siyasi geleceğini belirleyecek.
Le Pen'in Yükselişi ve Rakipleri
Marine Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen'in kurduğu partiyi dönüştürerek, ekonomik milliyetçilik ve göç karşıtı söylemlerle geniş kitlelere ulaşmayı başardı. Özellikle işçi sınıfı ve taşrada yaşayan seçmenlerin desteğini kazanan Le Pen, 2022 seçimlerinde Emmanuel Macron'a karşı yüzde 41,5 oy almıştı. Son anketler, Le Pen'in ilk turda yüzde 30'un üzerinde oy alabileceğini gösteriyor. Ancak ikinci turda nasıl bir performans sergileyeceği belirsiz.
Le Pen'in en güçlü rakipleri arasında, merkez sağdan Cumhuriyetçiler'in (Les Républicains) olası adayı Laurent Wauquiez, eski başbakan Édouard Philippe ve Macron'un partisi Rönesans'tan (Renaissance) henüz net bir isim öne çıkmış değil. Sol cephede ise Jean-Luc Mélenchon'un Boyun Eğmeyen Fransa (La France Insoumise) partisi ve sosyalistler, yeşiller ile ittifak kurarak ortak bir aday çıkarma arayışında. Ancak solun bölünmüşlüğü, Le Pen'in işini kolaylaştırabilir.
Fransa'da Siyasi Dengeler ve Avrupa'nın Geleceği
Fransa, Avrupa Birliği'nin motor güçlerinden biri. Le Pen'in cumhurbaşkanı olması, AB'nin geleceğini derinden etkileyebilir. Le Pen, AB'den çıkış (Frexit) gibi radikal bir adımı savunmasa da, AB'nin yetkilerinin azaltılması ve ulusal egemenliğin güçlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca NATO'dan çıkış gibi tartışmalı fikirleri de var. Bu durum, Türkiye gibi AB üyesi olmayan ama NATO üyesi olan ülkeler için de önemli sonuçlar doğurabilir.
Fransa'da aşırı sağın yükselişi, sadece Fransa ile sınırlı değil. Almanya'da AfD, İtalya'da Giorgia Meloni'nin kardeşleri, İsveç'te Demokratlar gibi partiler, Avrupa genelinde bir dalga oluşturuyor. Bu dalga, göç, ekonomi ve kimlik politikaları etrafında şekilleniyor. Le Pen'in başarısı, diğer Avrupa ülkelerindeki aşırı sağ partilere de ilham verebilir.
Öte yandan, Fransa'daki seçim sistemi, aşırı sağı frenleyebilecek bir mekanizma olarak görülüyor. İki turlu sistemde, ikinci turda genellikle ana akım partiler birleşerek aşırı sağ adayı engelliyor. Ancak son yıllarda bu 'cumhuriyetçi cephe' geleneği aşınıyor. Le Pen, 2022'de ikinci turda yüzde 41,5 alarak bu cephenin zayıfladığını gösterdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'daki siyasi gelişmeler, Türkiye'yi birden fazla açıdan ilgilendiriyor. Le Pen'in yükselişi, AB içinde Türkiye karşıtı söylemleri güçlendirebilir. Le Pen, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu açıkça belirtmiş, hatta referandum yapılmasını önermişti. Ayrıca savunma alanında Fransa, Türkiye'nin Yunanistan'a karşı tutumunda denge unsuru olmuştu. Le Pen'in cumhurbaşkanı olması, Türkiye-Fransa ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Ancak Le Pen, NATO'dan çıkış gibi söylemlerle Türkiye'nin ittifak içindeki konumunu da etkileyebilir. Türkiye, Avrupa'daki aşırı sağ dalgasını dikkatle izlemeli ve diplomatik kanalları açık tutmalı.