Fransa'nın batısındaki La Flèche kentinde Çarşamba günü düzenlenen mitingde, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri için kampanyasını resmen başlattı. Ancak Le Pen, bir gün önce Avrupa Parlamentosu fonlarını zimmetine geçirmekten mahkum edilmesine rağmen temyiz mahkemesinin aday olmasına izin vermesi üzerine hem alkış hem de yuhalamalarla karşılandı. Yaklaşık 2 bin destekçisi coşkuyla Le Pen'i selamlarken, bir grup protestocu da “Faşizme hayır” sloganları attı.
Gelişmenin arka planı
Marine Le Pen, 31 Mart'ta Paris mahkemesi tarafından 2011-2013 yılları arasında AB fonlarını partisinin iç hesaplarına yönlendirmek suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezanın 2 yılı ertelenirken, 2 yılı da elektronik kelepçeyle ev hapsi olarak uygulanacak. Mahkeme ayrıca Le Pen'e 5 yıl süreyle seçilme yasağı getirmişti. Ancak geçtiğimiz hafta temyiz mahkemesi, seçilme yasağının uygulanmasını erteleyerek Le Pen'in 2027 seçimlerine katılımının önünü açtı. Bu karar, Fransız siyasetinde büyük yankı uyandırdı. Le Pen, kararı “demokrasi için bir zafer” olarak nitelendirirken, rakibi Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi ise yargı bağımsızlığının zedelendiğini savunuyor. Le Pen'in avukatı Rodolphe Bosselut, temyiz sürecinin 2029'a kadar sürebileceğini belirtti.
Bölgesel ve küresel boyut
Le Pen'in kampanyası, Avrupa'da yükselen popülist ve aşırı sağcı hareketlerin bir parçası olarak görülüyor. Fransa, AB'nin kurucu üyelerinden biri olarak, Le Pen’in olası zaferi AB'nin geleceğini ciddi şekilde etkileyebilir. Le Pen, AB’yi ulusal egemenliği tehdit eden bir yapı olarak tanımlıyor ve Fransa’nın AB’den çıkışını (Frexit) savunuyor. Ayrıca NATO’nun askeri kanadından çekilme, Rusya ile yakınlaşma ve sıkı göç politikaları vaat ediyor. Anketler, Le Pen'in ikinci turda Macron’u yenebileceğini gösteriyor. Bu durum, AB ve NATO’da alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Almanya Başbakanı Olaf Scholz, Le Pen'in zaferinin AB’yi “bölünmenin eşiğine getirebileceği” uyarısında bulundu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Le Pen’in güçlenmesi, Türkiye-AB ilişkilerinde soğumaya yol açabilir. Le Pen, daha önce Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkmış ve Müslüman göçmenlere yönelik sert politikalar önermişti. Ayrıca, NATO’dan çekilme vaadi, Türkiye’nin Batı ittifakındaki stratejik konumunu ve savunma işbirliğini zayıflatabilir. Öte yandan, Le Pen’in Rusya’ya yakın duruşu, Türkiye-Rusya ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye, Fransa ile Akdeniz ve Afrika’da yaşadığı rekabetin Le Pen döneminde artabileceğini de göz önünde bulundurmalıdır.