Londra, 8 Temmuz (Reuters Breakingviews) – Bir Fransız mahkemesi, aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) lideri Marine Le Pen'in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasına izin verirken, ona ev hapsi cezası verdi. Le Pen'in seçimi kazanma olasılığı yüksek. Ancak yatırımcılar, onun ülkenin ekonomik sorunlarını ve 4 trilyon euroyu aşan kamu borcunu yönetme kapasitesinden endişe duyuyor. Mahkeme kararı, Le Pen'in siyasi kariyerinde bir dönüm noktası olsa da, ekonomi politikalarındaki zaaflarını gizleyemiyor.
Gelişmenin arka planı
Marine Le Pen, 2022 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Emmanuel Macron'a ikinci turda kaybetmişti. O tarihten bu yana, göçmen karşıtı ve milliyetçi söylemini daha da sertleştirerek oy tabanını genişletti. Son kamuoyu yoklamaları, Le Pen'in 2027'de Macron'un halefine karşı açık ara önde olduğunu gösteriyor. Ancak partisi RN'nin ekonomi politikaları, vergi indirimleri, emeklilik yaşının düşürülmesi ve korumacı ticaret önlemleri gibi popülist vaatlerle dolu. Uzmanlar, bu politikaların Fransa'nın zaten kırılgan olan mali yapısını daha da istikrarsızlaştırabileceği konusunda uyarıyor. Le Pen, enerji fiyatlarına tavan getirilmesi ve kamu harcamalarının artırılması gibi planlarla seçmeni cezbetmeye çalışıyor, ancak bunların finansman kaynağı belirsiz.
Mahkeme kararı, Le Pen'in 2022'deki Avrupa Parlamentosu fonlarının usulsüz kullanımıyla ilgili davayla ilgiliydi. Suçlu bulunmasına rağmen, yargıç siyasi nedenlerle seçimlere katılmasına izin verdi. Bu karar, Fransa'da hukukun üstünlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Le Pen, kararı kendisine yönelik bir komplo olarak nitelendirirken, rakibi Macron suskunluğunu koruyor. Kararın, Le Pen'in uluslararası itibarını zedelemesi bekleniyor; ancak iç politikadaki popülaritesini artırması da olası. Özellikle kırsal kesim ve işçi sınıfı seçmenleri arasında 'sistem karşıtı' imajı güçleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Fransa, Avrupa Birliği'nin ikinci büyük ekonomisi ve nükleer silah sahibi tek AB ülkesi olarak küresel siyasette kilit bir rol oynuyor. Le Pen'in zaferi, AB'nin bütünlüğünü ve Fransa-Almanya eksenini doğrudan tehdit edecek. RN'nin Avrupa şüpheci ve NATO karşıtı söylemi, transatlantik ilişkileri de zora sokabilir. Aşırı sağın Avrupa'da yükselişi, İtalya, Almanya ve Hollanda'da da benzer eğilimlerle birleşince kıtanın siyasi haritası yeniden çiziliyor. Fransa'nın istikrarı, küresel finans piyasaları için de hayati öneme sahip. Ülkenin 4 trilyon euroluk kamu borcu, GSYİH'sının neredeyse %120'sine denk geliyor. Le Pen'in genişlemeci maliye politikaları, borç krizini tetikleyebilir ve euro bölgesinde yeni bir krize yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Le Pen'in Fransa'da iktidara gelmesi, Türkiye-AB ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. RN'nin göçmen karşıtı ve İslamofobik söylemi, Türkiye'nin AB üyelik sürecini daha da zora sokar. Ayrıca, Le Pen'in NATO'ya mesafeli duruşu, Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini değiştirebilir. Fransa'nın Yunanistan'la yakın iş birliği göz önüne alındığında, Doğu Akdeniz'de Türkiye aleyhine bir cephe oluşma riski artar. Ekonomik olarak ise, Fransa'daki bir borç krizi, Türkiye'nin ihracatını ve turizm gelirlerini olumsuz etkileyebilir.