ABD ve Güney Koreli yetkililer, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile ABD Başkanı Donald Trump arasında bu yıl içinde bir zirve yapılma olasılığının giderek azaldığını belirtiyor. Konuya yakın beş kaynağa göre, Pyongyang'ın iletişim kanallarını açık tutmaması ve diplomatik sinyal vermemesi, olası bir görüşmenin önündeki en büyük engel olarak görülüyor. Trump, görevdeki tek ABD başkanı olarak Kuzey Kore lideriyle daha önce üç kez bir araya gelmiş ve nükleer diplomasiyi yeniden başlatmak için istekli olduğunu defalarca dile getirmişti.
Görüşme Neden Zorlaştı?
Kaynaklara göre, Kuzey Kore tarafının son aylarda ABD'nin çeşitli düzeylerdeki iletişim girişimlerine yanıt vermemesi, Washington ve Seul'de hayal kırıklığı yaratmış durumda. Özellikle çalışma düzeyindeki temasların kesilmesi, zirve hazırlıkları için gerekli ön koşulların oluşmasını engelliyor. Trump yönetimi, Kim ile kişisel diplomatik ilişkisini canlandırmak için birkaç kez özel temsilciler aracılığıyla mesaj göndermeye çalıştı ancak Pyongyang'dan somut bir yanıt alınamadı.
Trump, 2018'de Singapur'da ve 2019'da Hanoi'de Kim ile yaptığı görüşmelerle ABD-Kuzey Kore ilişkilerinde tarihi bir eşik oluşturmuştu. Ancak Hanoi zirvesi, nükleer silahsızlanma konusunda somut bir anlaşma sağlanamadan sona ermişti. O tarihten bu yana taraflar arasındaki diyalog büyük ölçüde durmuş durumda. Trump, seçim kampanyası sırasında ve sonrasında Kuzey Kore ile yeniden görüşmeye açık olduğunu söylese de, Pyongyang yönetimi son dönemde askeri provokasyonlarını artırmış ve ABD'ye yönelik sert açıklamalar yapmıştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kuzey Kore'nin sessizliği, yalnızca ikili ilişkiler açısından değil, bölgesel güvenlik dengeleri bakımından da kritik. Çin ve Rusya'nın Kuzey Kore ile artan işbirliği, ABD'nin bölgedeki etkisini sınırlarken, Pyongyang'ın elini güçlendiriyor. Ayrıca Kuzey Kore'nin son dönemde hipersonik füze denemeleri yapması ve askeri uydu fırlatma girişimleri, bölgede tansiyonu yükseltmişti. ABD ve Güney Kore, Kuzey Kore'nin nükleer programını dondurma karşılığında yaptırımların hafifletilmesi gibi bir formül üzerinde çalışıyordu ancak bu çabalar şimdilik sonuçsuz kalmış görünüyor.
Uzmanlar, Kim Jong-un'un Trump ile görüşmeye istekli olup olmadığının belirsiz olduğunu, çünkü Kuzey Kore'nin önceliğinin rejim güvenliği ve ekonomik sıkıntılar olduğunu belirtiyor. Ayrıca ABD'nin Asya politikasında yaşanan belirsizlikler ve Trump'ın iç politikadaki öncelikleri, Pyongyang'ın temkinli davranmasına yol açıyor. Güney Kore hükümeti ise olası bir zirveyi desteklemekle birlikte, Kuzey Kore'nin diyalog kapısını açması için sabırlı olunması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore-ABD hattındaki bu durgunluk, küresel jeopolitik dengeleri doğrudan etkiliyor. Türkiye, NATO üyesi olarak Asya-Pasifik’teki gelişmeleri yakından izlemekle birlikte, özellikle savunma sanayi ve enerji güvenliği açısından bölgesel istikrarı önemsiyor. Kuzey Kore’nin nükleer programı ve füze denemeleri, küresel silahlanma yarışını hızlandırabilir ve Türkiye’nin de dahil olduğu ittifak içi stratejik hesapları etkileyebilir. Ayrıca olası bir zirvenin gerçekleşmemesi, ABD’nin Asya’daki angajmanını zayıflatabilir ve bu durum Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki konumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, diplomasi kanallarının açık tutulması ve nükleer silahsızlanma çabalarının sürdürülmesi çağrısını yineleyebilir.