Kuzey Kore, Japonya'nın yakın zamanda onayladığı rekor düzeydeki savunma bütçesinin bölgesel güvenliği daha da kötüleştireceğini ve Tokyo'nun 'savunma' kisvesi altında saldırı kapasitesini artırdığını öne sürdü. Pyongyang yönetimi tarafından yapılan açıklamada, Japonya'nın askeri harcamalarını artırmasının Asya-Pasifik bölgesinde gerginlikleri tırmandırdığı ve yeni bir silahlanma yarışına yol açtığı belirtildi.
Japonya'nın Rekor Savunma Bütçesi ve İçeriği
Japonya Kabinesi, geçtiğimiz hafta 2025 mali yılı için 8,7 trilyon yen (yaklaşık 58 milyar dolar) tutarında rekor bir savunma bütçesi onayladı. Bu rakam, önceki yıla göre yaklaşık %9 artış anlamına geliyor ve ülkenin 2023'te kabul ettiği Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde öngörülen savunma harcamalarını beş yıl içinde GSYİH'nın %2'sine çıkarma hedefinin bir parçası. Bütçe, uzun menzilli seyir füzeleri, hipersonik silahlar, insansız hava araçları ve siber savunma sistemleri gibi 'karşı saldırı' yetenekleri olarak nitelendirilen unsurları içeriyor.
Tokyo yönetimi, bu adımların Çin'in artan askeri gücü ve Kuzey Kore'nin nükleer ve füze tehditlerine karşı caydırıcılığı güçlendirmek için gerekli olduğunu savunuyor. Ancak Kuzey Kore, bu gerekçeyi sert bir dille eleştirdi ve Japonya'nın bu politikasının bölgede güvenlik ikilemini derinleştirdiğini ifade etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü yaptığı açıklamada, 'Japonya'nın savunma bütçesini artırma girişimi, Asya'da yeni bir askeri gerilim dalgası yaratacak ve bölge ülkelerinin güvenliğini doğrudan tehdit edecektir' dedi. Açıklamada ayrıca, Japonya'nın geçmişteki saldırgan eylemlerine atıfta bulunularak, bu tür adımların bölge halklarında güvensizlik yarattığı vurgulandı.
Uzmanlar, Japonya'nın artan savunma harcamalarının yalnızca Kuzey Kore'yi değil, Çin'i de endişelendirdiğine dikkat çekiyor. Pekin yönetimi daha önce Japonya'nın savunma politikasındaki değişiklikleri 'tehlikeli' olarak nitelendirerek, bölgesel istikrarı bozabileceği uyarısında bulunmuştu. Öte yandan, Güney Kore de Japonya'nın tarihsel olarak duyarlı konulardaki tutumunu yakından izliyor.
Bu gelişme, Asya-Pasifik bölgesindeki güvenlik mimarisinin giderek daha rekabetçi ve kutuplaşmış bir hal aldığını gösteriyor. ABD'nin bölgedeki müttefikleri olan Japonya ve Güney Kore ile Çin ve Kuzey Kore arasındaki güç dengesi, yeni silahlanma programlarıyla yeniden şekilleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kuzey Kore ile Japonya arasındaki bu gerginlik, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, küresel jeopolitik dengeleri etkileyen bir gelişmedir. Türkiye, NATO üyesi olarak ittifak içindeki dayanışma ve savunma harcamalarının artırılması konusundaki tartışmaları yakından izlemektedir. Ayrıca, Kuzey Kore'nin füze programları ve silahlanma yarışı, uluslararası silah kontrolü rejimleri ve nükleer silahların yayılması konusundaki endişeleri de gündeme getirmektedir. Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikaları açısından, bu tür gelişmeler, savunma sanayisinde bağımsızlık ve ulusal güvenlik kapasitesinin güçlendirilmesi stratejisinin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.