2026 FIFA Dünya Kupası, ortak ev sahipliği yapacak ABD, Meksika ve Kanada için bir festival olarak tasarlanmıştı. Ancak turnuva, kıtadaki siyasi ve ticari bölünmeleri su yüzüne çıkaran bir teste dönüşüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifeleri ve sınır güvenliği politikaları, Meksika ile ilişkileri gererken Kanada ile de ticaret savaşına yol açtı. Bu üç ülkenin 2026'da birlikte bir Dünya Kupası düzenleme kararı, 2018'de alınmış ve o dönemde Kuzey Amerika Birliği'nin bir sembolü olarak görülmüştü. Ancak bugün gelinen noktada, Neoliberal düzenin çöküşü ve ulusal popülizmin yükselişi, bu birliği sorgulatıyor.
ABD-Meksika-Kanada Gerilimi
Trump yönetiminin Meksika'ya yönelik %25 gümrük tarifesi ve sınır duvarı projesi, Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum'u rahatsız ediyor. Sheinbaum, Dünya Kupası hazırlıklarını aksatacak adımlar atılamayacağını belirtiyor. Öte yandan Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Trump'ın '51. eyalet' söylemleriyle karşı karşıya. Ticaret savaşları, sınır güvenliği ve federal hükümet bütçeleri, üç ülkenin organizasyon komitesinde gerilime neden oluyor. FIFA, turnuvanın başarısı için tarafsız bir tutum benimsemeye çalışsa da, ABD Adalet Bakanlığı'nın FIFA soruşturmaları geçmişte gerilim yaratmıştı.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Bu durum, yalnızca Kuzey Amerika ile sınırlı kalmıyor. Dünya Kupası, küresel spor diplomasisinin bir aracı olarak kullanılıyor. Çin ve Rusya, ABD'nin turnuva boyunca ülkeye girişlerde uyguladığı vize ve güvenlik politikalarını eleştiriyor. Ayrıca, ABD-Meksika sınırındaki güvenlik önlemleri, taraftarların seyahatini zorlaştırabilir. Meksika ve Kanada, ABD'nin 'güvenlik paravanı' altında ekonomik baskı uyguladığını düşünüyor. Bu durum, Latin Amerika ve Avrupa'da ABD karşıtı duyguları körüklüyor. FIFA, insan hakları ihlalleri ve işçi hakları konusunda da baskı altında. Meksika'da stadyum inşaatlarında işçi ölümleri yaşanmıştı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin küresel spor organizasyonlarına katılım stratejisini etkileyebilir. Türkiye, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmak için adaylık sürecinde. ABD-Meksika-Kanada arasındaki ticari ve siyasi gerilim, uluslararası spor organizasyonlarının jeopolitik risklere ne kadar açık olduğunu gösteriyor. Türkiye, benzer bir durumda Rusya ile enerji ve güvenlik iş birliğini sürdürürken ABD ve AB ile müttefiklik ilişkilerini dengelemek zorunda. Ayrıca, Dünya Kupası'nın Türkiye için turizm ve tanıtım fırsatı yaratma potansiyeli, bu tür gerilimler nedeniyle sekteye uğrayabilir. Türkiye, spor diplomasisinde tarafsız ve yapıcı bir rol üstlenmeye çalışsa da, küresel kutuplaşma bu çabaları zorlaştırıyor.