Donald Trump’ın başkanlığı boyunca damadı Jared Kushner, geleneksel diplomatların ulaşamadığı kapıları aralamakla görevlendirildi. Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya, ticaret anlaşmalarından barış görüşmelerine kadar uzanan bu gayri resmi diplomasi ağı, Amerikan dış politikasında alışılmadık bir güç odağı oluşturdu. Ancak uzmanlar, bu kapıların ardında kimin durduğunu ve açılan kapıların tekrar kapanmaması için ne tür bir güvence bulunduğunu sorguluyor.
Kushner’ın Yükselişi: Gayri Resmi Diplomasinin Gücü
Jared Kushner, kayınpederinin başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte Washington’un en etkili isimlerinden biri haline geldi. Resmi bir diplomatik unvanı olmamasına rağmen, Trump’ın kendisine duyduğu sınırsız güven sayesinde, Orta Doğu barış sürecinden Körfez ülkeleriyle yapılan ticaret anlaşmalarına kadar birçok kritik dosyada baş müzakereci olarak görev yaptı. Kushner’ın en büyük başarısı olarak görülen İbrahim Anlaşmaları, İsrail ile BAE ve Bahreyn arasında normalleşme sürecinin önünü açtı. Bu süreç, geleneksel diplomatik kanalların yıllarca çözemediği bir sorunu, kişisel ilişkiler ve pragmatik çıkarlar üzerinden çözüme kavuşturdu.
Ancak Kushner’ın yöntemleri, Washington’un bürokratik yapısını ve kurumsal hafızasını göz ardı ettiği için eleştiriliyor. Eski Dışişleri yetkililerine göre, Kushner’ın müzakere masasındaki önceliği her zaman güçlü liderlerle anlaşmak oldu; insan hakları veya demokratik değerler gibi konular ikinci plana itildi. Bu yaklaşım, kısa vadede somut sonuçlar üretse de, uzun vadede ABD’nin ittifaklarını ve güvenilirliğini zedeledi. Özellikle Filistin yönetimi, Kushner’ın “Barıştan Refaha” planını, kendi ulusal haklarını görmezden geldiği gerekçesiyle reddetti.
Kapılar Kapanırken: Kurumsal Diplomasinin Eksikliği
Trump’ın başkanlığının sona ermesiyle birlikte Kushner’ın gayri resmi diplomasi ağı da büyük ölçüde dağıldı. Biden yönetimi, geleneksel diplomatik kanallara geri dönüş sinyali verse de, Kushner’ın açtığı kapıların birçoğu şu anda sahipsiz durumda. Orta Doğu’da normalleşme süreci hız kaybederken, Körfez ülkeleriyle ilişkilerde belirsizlikler yaşanıyor. Uzmanlar, kişisel diplomasinin kalıcı bir dış politika stratejisi olamayacağını, çünkü kurumsal hafıza ve süreklilik gerektirdiğini vurguluyor. Kushner’ın açtığı kapılar, onun siyasi kariyeriyle birlikte kapanma riski taşıyor.
Öte yandan, Kushner’ın mirası, yalnızca ABD iç siyasetinde değil, küresel ölçekte de tartışılıyor. Onun “kriz yöneticisi” rolü, bazı çevrelerce pragmatik bir çözüm olarak övülürken, diğerleri tarafından uluslararası hukukun ve diplomatik normların ihlali olarak eleştiriliyor. Özellikle İran nükleer anlaşmasından çekilme ve Kudüs’ün İsrail başkenti olarak tanınması kararlarında Kushner’ın etkisi büyük oldu; ancak bu kararlar, bölgede yeni çatışmaları tetikledi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Kushner’ın diplomasi anlayışı, küçük devletlerin liderleriyle kurduğu yakın ilişkiler üzerine kuruluydu. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Katar Emiri gibi liderlerle kişisel dostluk kuran Kushner, ABD’nin bölgesel ittifaklarını yeniden şekillendirdi. Ancak bu ittifaklar, demokratik değerlerden uzak otoriter rejimlere dayanması nedeniyle, ABD’nin uzun vadeli çıkarlarına zarar verdi. Küresel ölçekte, Kushner’ın uygulamaları, diplomatik süreçlerin şeffaflığını ve hesap verebilirliğini azaltarak, uluslararası toplumda güven bunalımına yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD’nin dış politika yapımında kişisel ilişkilerin belirleyiciliğini ortaya koyarken, Türkiye’nin ittifaklar ve diplomasi anlayışına yönelik kritik bir ders içeriyor. Ankara, özellikle S-400 krizi ve Suriye’deki operasyonlarda ABD’nin değişken politikalarını yakından deneyimlemiş; Kushner’ın gayri resmi etkisinin, resmi kurumların tutarlılığını zayıflattığını gözlemlemiştir. Türkiye, benzer kişisel diplomasi girişimlerine karşı tedbirli olmalı ve uluslararası ilişkilerinde kurumsal çerçeveyi ve karşılıklı bağımlılığı ön planda tutmalıdır. Ayrıca, Orta Doğu’da yeniden dengelenme arayışları, Türkiye’nin bölgesel konumunu güçlendirmek için bir fırsat sunabilir.