ABD eski Başkanı Donald Trump'ın damadı ve Orta Doğu danışmanı Jared Kushner, Hamas'ın silahsızlanmayı kabul etmemesi halinde İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlarını 'usulüne uygun şekilde tamamlayabileceğini' söyledi. Kushner'ın bu açıklaması, Gazze'de ateşkes müzakerelerinin devam ettiği ve bölgede tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. Eski danışman, İsrail'in güvenlik endişelerine dikkat çekerken, Hamas'ın elindeki silahları bırakması ve siyasi bir sürece dahil olması gerektiğini vurguladı.
Kushner'ın açıklamalarının arka planı
Kushner, Middle East Eye'ın canlı blogunda yer alan açıklamasında, İsrail'in Gazze'deki hedeflerine ulaşmak için gerekli askeri kapasiteye sahip olduğunu ve Hamas'ın silahsızlanmayı reddetmesi durumunda operasyonların devam edebileceğini ifade etti. Kushner, 2020'de imzalanan İbrahim Anlaşmaları'nın mimarlarından biri olarak biliniyor ve İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme sürecinde önemli bir rol oynamıştı. Açıklamaları, özellikle Gazze'deki insani kriz ve sivil kayıpların artmasıyla uluslararası toplumun ateşkes çağrıları yaptığı bir dönemde geldi.
Kushner, geçmişte de Filistin meselesine yönelik tartışmalı açıklamalarıyla gündeme gelmişti. 2019'da Gazze'nin 'sahil şeridi' olarak değerlendirilebileceğini ve bölgenin ekonomik potansiyelinin geliştirilebileceğini söylemişti. Şimdiki açıklamaları, İsrail'in güvenlik doktrinini destekler nitelikte. Ancak uzmanlar, Kushner'ın resmi bir görevi olmadığını ve bu sözlerin bağlayıcılığının bulunmadığını hatırlatıyor.
Bölgesel ve uluslararası boyut
Kushner'ın bu açıklamaları, Gazze'deki ateşkes müzakerelerinin kırılgan olduğu bir dönemde, bölgesel dinamikleri etkileyebilir. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde Hamas'ın silahsızlanma konusundaki tutumu kritik bir başlık olarak öne çıkıyor. İsrail, Hamas'ın askeri kanadının etkisiz hale getirilmediği takdirde güvenliğin sağlanamayacağını savunurken, Hamas ise işgal altındaki topraklarda direniş hakkını koruma vurgusu yapıyor.
Kushner'ın sözleri, İsrail'in aşırı sağcı koalisyon hükümetinin Gazze'ye yönelik sert tutumunu yansıtır nitelikte. Ancak uluslararası toplum, özellikle Birleşmiş Milletler, sivil kayıpların önlenmesi ve insani yardımların engellenmemesi çağrısında bulunuyor. ABD yönetimi ise müttefiki İsrail'i desteklemekle birlikte, daha ölçülü bir yaklaşım sergilemeye çalışıyor. Kushner'ın bu çıkışı, Trump'a yakınlığıyla bilinen çevrelerin İsrail'e koşulsuz destek mesajı olarak okunabilir.
Bölgedeki diğer aktörler de gelişmeleri yakından izliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler, İbrahim Anlaşmaları çerçevesinde İsrail ile ilişkilerini normalleştirmiş durumda. Ancak Gazze'deki durumun tırmanması, bu ülkelerin kamuoyunda tepkilere yol açabilir. İran ise Hamas'a verdiği desteği sürdürüyor ve İsrail'e karşı 'direniş ekseni' vurgusu yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını destekleyen ve Hamas ile ilişki kurabilen nadir ülkelerden biri. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını sık sık eleştiriyor ve ateşkes çağrısında bulunuyor. Kushner'ın açıklamaları, Türkiye'nin bölgesel arabuluculuk rolünü zedeleyebilecek bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, Gazze'de kalıcı bir çözümün ancak iki devletli çözüm ve Filistinlilerin haklarının teslimiyle mümkün olduğunu savunuyor. Bu bağlamda Kushner'ın İsrail'e 'işi bitirme' izni verir nitelikteki sözleri, Türkiye'nin insani ve diplomatik itirazlarını artırarak sürdüreceğine işaret ediyor. Ayrıca Türkiye, bölgedeki istikrarın sağlanması için tarafları diyaloga teşvik eden bir politika izliyor.