ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve Orta Doğu özel elçisi Jared Kushner, Gazze'deki ateşkes anlaşmasını canlandırmak amacıyla bölgeye gittiği ziyarette Hamas üst düzey yetkilileriyle görüştü. Görüşme, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Trump tarafından desteklenen 15 maddelik planı reddetmesinin ardından geldi. Kushner, pazartesi günü Kudüs'te Netanyahu ile bir araya gelmesinin beklendiği kritik bir diplomatik trafik yürütüyor. Bu gelişme, aylardır süren ve binlerce sivilin hayatını kaybettiği Gazze'deki çatışmaların sona erdirilmesine yönelik uluslararası çabaların son halkasını oluşturuyor.
Kushner'ın Bölge Turu ve Görüşmelerin Perde Arkası
Jared Kushner'ın bölge ziyareti, sayısız diplomatik girişimin başarısızlıkla sonuçlandığı ve taraflar arasındaki güvenin dibe vurduğu bir dönemde gerçekleşiyor. Kaynaklar, Kushner'ın Hamas'ın siyasi büro üyeleriyle Katar'ın başkenti Doha'da bir araya geldiğini belirtiyor. Görüşmede, ateşkesin kalıcı olması, rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze'ye insani yardım akışının artırılması gibi konuların ele alındığı bildiriliyor. Kushner'ın, Hamas'tan, İsrail'in güvenlik endişelerini gidermeye yönelik somut adımlar atmasını istediği, buna karşılık Hamas'ın ise kalıcı bir ateşkes ve İsrail askerlerinin Gazze'den tamamen çekilmesi talebini yinelediği öne sürülüyor.
Netanyahu'nun Trump'ın planını reddetmesi, Washington ile Tel Aviv arasında nadir görülen bir gerilime yol açmış durumda. Netanyahu, planın "İsrail'in güvenlik gereksinimlerini karşılamadığını" ve özellikle Hamas'ın askeri kanadının etkisiz hale getirilmesi konusunda yetersiz kaldığını savunuyor. Buna karşın Beyaz Saray, anlaşmanın "bölgede uzun vadeli istikrar için son şans" olduğu konusunda ısrar ediyor. Kushner, Netanyahu ile yapacağı görüşmede bu planın, özellikle Gazze'nin yeniden inşası ve Filistin yönetiminin rolü konusundaki esnekliklerini vurgulamayı planlıyor.
Bölgesel Aktörler ve Küresel Toplumun Beklentileri
Kushner'ın girişimi, bölgesel güçlerin de sürece dahil olduğu geniş bir diplomatik çabanın parçası. Mısır ve Katar, ateşkes müzakerelerinde arabuluculuk rolü üstleniyor. Mısır'ın, Gazze'nin yönetimi konusunda Filistin Yönetimi'ni öne çıkaran bir formül üzerinde çalıştığı biliniyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri ise, Gazze'nin yeniden inşası için milyarlarca dolarlık fon sağlama sözü vermiş durumda. Bu ülkeler, anlaşmanın sağlanması halinde bölgesel ekonomik entegrasyon projelerinin önünün açılacağını düşünüyor.
Öte yandan Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani yardım kuruluşları, Gazze'deki durumun "felaket boyutunda" olduğu uyarısında bulunuyor. BM verilerine göre, çatışmalar nedeniyle yerinden edilen Filistinlilerin sayısı 2 milyona yaklaştı; sağlık, eğitim ve altyapı sistemleri çökme noktasında. Uzmanlar, anlaşmanın bir an önce imzalanması gerektiğini, aksi halde bölgesel bir savaşın ve yeni bir göç dalgasının kaçınılmaz olacağını dile getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kushner'ın Hamas'la yaptığı görüşme ve ardından İsrail'e gerçekleştireceği ziyaret, Gazze'deki ateşkesin sağlanmasına yönelik umutları artırdı. Türkiye, başından bu yana Filistin davasının ve Gazze'deki sivillerin yanında durarak iki devletli çözümü savunuyor. Bu süreçte Türkiye'nin, bölgesel bir aktör olarak arabuluculuk rolü oynaması ve özellikle Hamas ile İsrail arasındaki gerilimi azaltacak yapıcı adımlar atması beklenir. Öte yandan, olası bir anlaşma, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliği ve ticaret yollarının açılması açısından da Türkiye için ekonomik fırsatlar doğurabilir. Türkiye'nin, Gazze'nin yeniden imarında aktif bir rol oynaması, bölgesel nüfuzunu artırırken, Filistin meselesindeki geleneksel duruşunu da güçlendirecektir.