Teksas'ta hamileliğinin 20. haftasında preeklampsi teşhisi konulan 37 yaşındaki Tierra Walker, kürtaj hakkının reddedilmesi nedeniyle hayatını kaybetti. Ailesi, Salı günü Teksas Başsavcısı Ken Paxton, doktorlar ve eyalet sağlık yetkililerine karşı haksız ölüm davası açtı.
Gelişmenin Arka Planı
Tierra Walker, 2022 yılında Teksas'ta yürürlüğe giren ve neredeyse tüm kürtajları yasaklayan yasalar nedeniyle kritik bir kararla karşı karşıya kaldı. Preeklampsi, hamilelik sırasında yüksek tansiyon ve organ hasarına yol açabilen ciddi bir durumdur. Walker'ın avukatları, doktorların ve yetkililerin yasaların belirsizliği nedeniyle kürtaj yapmaktan kaçındığını, bunun da kadının ölümüne yol açtığını iddia ediyor. Dava, Teksas'taki katı kürtaj yasalarının kadın sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha gündeme getiriyor. Benzer davalar, ülke genelinde kürtaj hakları savunucuları tarafından yakından takip ediliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de 2022'de Yüksek Mahkeme'nin Dobbs kararıyla kürtaj hakkı federal düzeyden eyaletlere devredilmiş, birçok eyalet kürtajı yasaklamış veya ciddi şekilde kısıtlamıştı. Teksas, bu yasakları en sert uygulayan eyaletlerden biri. Bu dava, kürtaj yasaklarının sadece isteyerek kürtaj yapmak isteyenleri değil, aynı zamanda hayati risk taşıyan gebelikleri de nasıl etkilediğini gösteriyor. Küresel olarak, kadın sağlığı ve üreme hakları, birçok ülkede tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. ABD'deki bu tür davalar, diğer ülkelerdeki politikacılar ve sağlık uzmanları için de ders niteliğinde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kürtaj 10. haftaya kadar yasal olup, kadının rızasına bağlıdır. Ancak son yıllarda kürtaj karşıtı söylemler ve sağlık kurumlarındaki uygulama zorlukları, kadınların bu haktan yeterince yararlanamamasına yol açmaktadır. ABD'deki bu dava, kürtaj yasaklarının kadın sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini gösterirken, Türkiye'de de benzer kısıtlamaların kadın sağlığını riske atabileceğine dair endişeleri artırabilir. Ayrıca, küresel kadın hakları hareketi açısından ABD'deki gelişmeler, Türkiye'deki kadın örgütleri tarafından da yakından izlenmektedir.