Apple'ın yeni ürünlerine yaptığı fiyat zamları ve OpenAI'nin halka arz sürecindeki belirsizlikler, küresel yatırımcıların yapay zekaya olan talebin sürdürülebilirliğine dair endişelerini artırdı. Bu gelişmeler, Asya borsalarında sert satışlara yol açarken, Avrupa ve ABD vadeli işlemlerinde de benzer bir hava hakim. Uzmanlar, yapay zeka sektörünün aşırı değerlenmiş olabileceğini ve bir düzeltme dalgasının kaçınılmaz olduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Apple, geçtiğimiz hafta yeni iPhone modellerine yüzde 10 ila 15 arasında zam yapacağını açıkladı. Bu karar, tüketicilerin satın alma gücünü zorlayacağı gerekçesiyle tepki çekti. Aynı dönemde, yapay zeka şirketi OpenAI'nin uzun süredir beklenen halka arzının, düzenleyici engeller ve şirket içi anlaşmazlıklar nedeniyle ertelendiği haberi geldi. Bu iki gelişme, yapay zeka odaklı bir balonun varlığına dair korkuları körükledi.
Özellikle teknoloji hisselerinde yoğunlaşan satış dalgası sonucu, Nikkei 225 endeksi yüzde 3,5, Hang Seng endeksi yüzde 4,2 ve Kospi endeksi yüzde 3,8 değer kaybetti. Çin borsaları da benzer kayıplar yaşarken, işlem hacimleri son ayların en yüksek seviyelerine ulaştı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu düşüş, küresel piyasalarda bir domino etkisi yarattı. Avrupa borsaları Asya'daki negatif havaya paralel olarak güne düşüşle başlarken, ABD'de S&P 500 ve Nasdaq vadeli işlemleri yüzde 2'nin üzerinde geriledi. Analistler, yatırımcıların yapay zeka şirketlerine yönelik aşırı iyimser beklentilerinden uzaklaştığını ve bu sektörün karlılık potansiyelini daha gerçekçi bir çerçevede değerlendirmeye başladığını ifade ediyor.
ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler de satış baskısını artırıyor. Enflasyon verilerinin beklentilerin üzerinde gelmesi, faiz indirimi beklentilerini zayıflatırken, yüksek faiz ortamının teknoloji hisseleri üzerinde baskı yarattığı belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu dalgalanma, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için ek riskler barındırıyor. Ancak, Türkiye'nin yapay zeka sektöründeki küresel payı henüz sınırlı olduğu için, doğrudan etki sınırlı kalabilir. Bununla birlikte, küresel risk iştahındaki daralma, TL'de değer kaybına ve portföy çıkışlarına yol açabilir. Türk ihracatçıları, Asya pazarlarındaki talep daralmasından olumsuz etkilenebilir ve özellikle teknoloji odaklı ihracat kalemlerinde geçici bir yavaşlama görülebilir.