ABD ve Avrupa'da açıklanan son ekonomik veriler, enflasyonun beklenenden inatçı çıktığını ve merkez bankalarının faiz indirim takvimini belirsizleştirdiğini gösteriyor. ABD'de tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Mayıs ayında yıllık bazda %3,3 artarak beklentilerin hafif altında kalsa da çekirdek enflasyon %3,4 ile yüksek seyrini korudu. Avrupa'da ise Euro Bölgesi'nde enflasyon %2,6'ya geriledi ancak hizmet enflasyonu %4,1 ile hâlâ ECB'nin hedefinin oldukça üzerinde. Bu tablo, Fed'in Eylül ayında faiz indirimine gitme olasılığını güçlendirse de, politika yapıcıların temkinli duruşunu sürdürdüğünü gösteriyor.
Merkez Bankalarının Faiz Politikaları ve Piyasa Beklentileri
Fed Başkanı Jerome Powell, son basın toplantısında "enflasyonda sürdürülebilir bir düşüş görmek için daha fazla veriye ihtiyacımız var" diyerek faiz indirimi için aceleci olmayacaklarını vurguladı. Fed'in nokta grafiği, 2024 yılı için sadece bir faiz indirimi öngörüyor; piyasa ise iki indirim fiyatlıyor. Bu uyumsuzluk, tahvil piyasasında oynaklığa yol açıyor. ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,25 seviyelerinde dalgalanırken, 2 yıllık faiz %4,70 civarında seyrediyor. Avrupa Merkez Bankası (ECB) ise Haziran ayında 25 baz puanlık bir faiz indirimi yaparak politika faizini %4,25'e çekti. Ancak ECB Başkanı Christine Lagarde, "enflasyonla mücadelede son adımların en zor olduğunu" belirterek ek indirimlerin verilere bağlı olacağını söyledi.
Japonya Merkez Bankası (BoJ), negatif faiz politikasına son vererek faizleri %0-0,1 aralığına yükseltti. Ancak Japon ekonomisi ilk çeyrekte yıllıklandırılmış %1,8 daraldı. Bu durum, BoJ'un normalleşme adımlarını yavaşlatabileceği yönünde yorumlanıyor. Çin'de ise Merkez Bankası (PBOC), konut krizi ve zayıf iç talep nedeniyle faizleri düşük tutmaya devam ediyor. Çin'in imalat PMI verisi Mayıs'ta 49,5 ile daralma bölgesinde kaldı.
Emtia Piyasalarında Dalgalanma: Petrol, Altın ve Tarım Ürünleri
Petrol fiyatları, OPEC+ ülkelerinin üretim kesintilerini 2025 sonuna kadar uzatma kararı sonrası dalgalı bir seyir izliyor. Brent petrol varil başına 82 dolar seviyelerinde işlem görürken, Batı Teksas Intermediate (WTI) 78 dolar civarında. Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar arz endişelerini canlı tutuyor. Doğal gaz fiyatları ise Avrupa'da ılıman hava koşulları ve yüksek stok seviyeleri nedeniyle görece düşük seyrediyor; TTF hub'ında megavat saat başına 35 euro civarında.
Altın, güvenli liman talebiyle ons başına 2.330 dolar seviyesinde. Merkez bankalarının altın alımları, özellikle Çin ve Hindistan, fiyatları destekliyor. Dünya Altın Konseyi'ne göre, merkez bankaları 2024'ün ilk çeyreğinde 290 ton altın aldı. Gümüş ise ons başına 30 doların üzerinde işlem görüyor. Bakır fiyatları, Çin'den gelen zayıf talep sinyalleri ve Şili'deki madencilik arz endişeleriyle dalgalanıyor; Londra Metal Borsası'nda ton başına 9.800 dolar civarında.
Tarım emtialarında ise buğday fiyatları, Rusya'nın tahıl koridoru anlaşmasını askıya alması sonrası yükselişe geçti. Chicago Ticaret Borsası'nda buğday kile başına 6,20 dolar. Mısır ve soya fasulyesi de olumsuz hava koşulları nedeniyle değer kazandı. Kahve fiyatları ise Brezilya'daki kuraklık endişeleriyle son 10 yılın zirvesine yakın seyrediyor.
Küresel Büyüme Beklentileri ve Riskler
Uluslararası Para Fonu (IMF), Nisan ayında yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda 2024 için küresel büyüme tahminini %3,2'ye yükseltti. Ancak IMF Başkanı Kristalina Georgieva, "büyüme yavaşlıyor, enflasyon düşüyor ancak riskler aşağı yönlü" dedi. Dünya Bankası ise yüksek faiz oranlarının gelişmekte olan ülkelerde borç krizine yol açabileceği uyarısında bulundu. Özellikle Sri Lanka, Pakistan ve Arjantin gibi ülkelerde borç sürdürülebilirliği endişeleri devam ediyor.
Çin ekonomisi, gayrimenkul sektöründeki kriz ve zayıf tüketici talebi nedeniyle yavaşlıyor. Çin hükümeti, %5 civarında bir büyüme hedefi belirlemiş olsa da, ilk çeyrek büyümesi %4,6 oldu. Çin'in dev emlak şirketi Country Garden'ın temerrüde düşmesi, piyasalarda tedirginlik yaratıyor. ABD'de ise istihdam piyasası güçlü seyrini koruyor; tarım dışı istihdam Mayıs'ta 272 bin arttı. İşsizlik oranı %3,9 ile düşük seviyede. Ancak ücret artışları %4,1 ile enflasyonun üzerinde seyrediyor, bu da Fed'in işini zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel enflasyon ve faiz politikaları, Türkiye ekonomisi için kritik önem taşıyor. ABD ve Avrupa'da faiz indirimlerinin gecikmesi, Türkiye'ye yönelik sermaye akımlarını sınırlayabilir ve TL üzerinde baskı oluşturabilir. Öte yandan, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını doğrudan etkiliyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyri, cari açığı artırıcı bir risk. Ancak Avrupa'daki toparlanma, Türkiye'nin ihracatını destekleyebilir. Merkez Bankası'nın faiz politikası, küresel gelişmelere bağlı olarak şekillenecek. Türkiye, jeopolitik konumu nedeniyle hem enerji hem de tahıl koridorunda kilit rol oynamaya devam ediyor.