Küresel ekonomi, ABD'den gelen güçlü istihdam verileri, Çin'de yavaşlayan büyüme sinyalleri ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle hareketli bir dönemden geçiyor. Merkez bankalarının faiz politikaları, emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve ticaret savaşlarının yeniden alevlenme ihtimali, yatırımcıların odağında yer alıyor. FED'in yılın ikinci yarısında faiz indirimine gidebileceği beklentisi, gelişmekte olan piyasalar için umut verici bir sinyal oluştururken, ABD dolarının değer kazanması bu ülkelerin dış borç yükünü artırıyor. Emtia piyasasında ise petrol fiyatları, OPEC+'ın üretim kesintileri ve jeopolitik risklerle 85 dolar seviyesinin üzerinde dengelenirken, altın fiyatları ABD faiz indirimi beklentilerine duyarlı bir şekilde 2 bin doların hemen altında seyrediyor.
ABD Verileri ve FED Beşlentileri
ABD'de son açıklanan tarım dışı istihdam verisi, beklentilerin oldukça üzerinde gelerek 272 bin kişi artış kaydetti. Bu durum, işgücü piyasasının hâlâ sıkı olduğunu ve enflasyon baskılarının devam edebileceğini gösteriyor. Ancak saatlik kazançlardaki yüzde 0,4'lük artış, ücret enflasyonunun kontrol altına alınması gerektiğini ortaya koyuyor. FED, bu hafta yapacağı toplantıda faizleri sabit tutmaya hazırlanırken, piyasalar eylül ayında bir indirim olasılığını yüzde 50'nin altında fiyatlıyor.
Öte yandan, ABD'de tüketici güven endeksi mayıs ayında düşüş göstererek 102 puana geriledi. Yüksek faiz oranlarının konut ve otomobil gibi dayanıklı tüketim mallarına olan talebi baskılaması, ekonomik aktivitede yavaşlamaya işaret ediyor. Bu durum, FED'in faiz indirimi konusunda daha fazla veri beklemesine neden olabilir.
Çin Ekonomisindeki Yavaşlama ve Emtia Piyasaları
Çin'de sanayi üretimi ve perakende satışlar mayıs ayında beklentilerin altında kaldı. Emlak sektöründeki krizin sürmesi, talebi olumsuz etkilerken, yeni konut fiyatları düşüş trendini 10. aya taşıdı. Çin yönetimi, büyümeyi desteklemek için yeni teşvik paketleri üzerinde çalışıyor ancak yapısal sorunların çözümü zaman alacak gibi görünüyor. Çin'in yavaşlaması, başta bakır ve demir cevheri olmak üzere emtia fiyatlarında aşağı yönlü baskı yaratıyor.
Petrol tarafında ise OPEC+ üretim kesintilerinin devam etmesi, Brent tipi ham petrolü 85 doların üzerinde tutuyor. Ancak ABD'deki rekor düzeydeki arz artışı ve küresel talepteki zayıflık, fiyatların yukarı yönlü hareketini sınırlıyor. Yatırımcılar, yaz seyahat sezonunun talebi canlandırmasını bekliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel ekonomideki gelişmeler, Türkiye için karmaşık bir tablo çiziyor. ABD faizlerinin yüksek kalması, Türk lirası üzerindeki baskıyı artırırken, dış finansmana erişimi zorlaştırıyor. Ancak FED faiz indirimine gittiğinde, gelişmekte olan piyasalara yönelik sermaye akışının hızlanması bekleniyor. Çin'deki yavaşlamanın Türkiye'nin ihracatına doğrudan etkisi sınırlı olsa da, emtia fiyatlarındaki düşüş enerji ithalatçısı Türkiye için olumlu. Petrol fiyatlarının kontrol altında kalması, cari açığın daralmasına katkı sağlayabilir. Öte yandan, küresel ticarette artan korumacılık eğilimleri, Türkiye'nin ihracat pazarlarında risk oluşturuyor. Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadelede kararlı duruşu, uluslararası yatırımcıların güvenini kazanmak açısından kritik önemde.