Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayımlanan son Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu, kadınların cinsiyet eşitliği yolunda iki dekattır elde ettiği kazanımların artık kırılgan olduğunu ortaya koydu. Rapora göre, özellikle kadınların siyasi temsilindeki gerileme, eşitliğe giden yolda ciddi bir tehdit oluşturuyor ve mevcut hızla devam edilirse kalan uçurumun kapanması 120 yıl alabilir.
Kazanımlar tehlikede: Siyasi temsil geriliyor
WEF'in raporu, dünya genelinde cinsiyet eşitliği alanında kaydedilen ilerlemenin duraksadığını, hatta bazı bölgelerde gerilediğini gösteriyor. Raporda, kadınların parlamentolardaki temsil oranının düştüğü ve karar alma mekanizmalarındaki varlıklarının azaldığı vurgulanıyor. Özellikle Avrupa'da bazı ülkelerde kadın bakan sayısında yaşanan düşüş, kıtanın uzun süredir koruduğu liderlik konumunu sarsıyor. Raporda, "Kadınların zor kazanılmış kazanımları kırılgan" ifadesiyle durumun ciddiyeti ortaya konuyor.
Son yirmi yılda eğitim ve sağlık alanlarında önemli mesafeler kat edilse de ekonomik katılım ve fırsat eşitliği konusunda ilerleme yavaş. Kovid-19 salgını sonrası dönemde kadın istihdamındaki toparlanmanın erkeklerinkinden yavaş olması, bakım yükünün adaletsiz dağılımı ve ücret uçurumunun kapanmaması, eşitliğin önündeki başlıca engeller arasında sıralanıyor.
Küresel tablo ve bölgesel farklılıklar
Rapor, cinsiyet uçurumunun kapanma hızının bölgeden bölgeye büyük farklılık gösterdiğini ortaya koyuyor. İzlanda, Finlandiya ve Norveç gibi Kuzey Avrupa ülkeleri eşitlik sıralamasında başı çekerken, bazı Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkeleri ile Güney Asya ülkeleri en alt sıralarda yer alıyor. Avrupa Birliği genelinde ise kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 70'in altında seyrediyor ve yönetim kurullarındaki kadın temsilci oranı hâlâ yüzde 30'un altında.
WEF, cinsiyet eşitliğinin sağlanmasının sadece sosyal adalet değil, aynı zamanda ekonomik büyüme ve toplumsal refah için de kritik olduğunu hatırlatıyor. Raporda, kadınların işgücüne tam katılımının küresel GSYH'ye trilyonlarca dolar katkı sağlayabileceği belirtiliyor. Ancak mevcut politikalar ve yatırımlar bu potansiyeli hayata geçirmek için yetersiz kalıyor.
Uzmanlar, siyasi iradenin ve sivil toplumun baskısının azalması durumunda kazanımların hızla geri dönebileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle otoriterleşme eğilimlerinin arttığı ülkelerde kadın hakları savunucuları daha fazla baskıyla karşılaşıyor ve yasalar önünde eşitlik pratikte uygulanamıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, WEF'in Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksi'nde son yıllarda genellikle 130. sıralarda yer alıyor ve kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 35 civarında seyrediyor. Rapordaki siyasi temsil gerilemesi, Türkiye'de kadınların parlamentodaki oranının yüzde 17'de kalması ve yerel yönetimlerdeki düşük temsil ile örtüşüyor. Kadın hakları alanında son yıllarda yaşanan geri adımlar, özellikle İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme, uluslararası raporlarda sıkça eleştiriliyor. Bu durum, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde ve uluslararası itibarında olumsuz bir unsur olarak öne çıkıyor. Cinsiyet eşitliğinin güçlendirilmesi, Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve demokratikleşmesi için de kritik önem taşıyor.