Küresel birleşme ve satın alma (M&A) piyasası, bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30 oranında büyüyerek 2,6 trilyon dolarlık bir işlem hacmine ulaştı. Bloomberg'in derlediği verilere göre, bu ivme yıl sonunda tüm zamanların rekorunun kırılabileceğine işaret ediyor. Dünyanın önde gelen M&A danışmanlık firmalarından Sullivan & Cromwell'in küresel başkanı Melissa Sawyer, Bloomberg Deals programında yaptığı değerlendirmede, “M&A ortamı sağlıklı” ifadesini kullandı.
Gelişmenin Arka Planı
Birleşme ve satın alma faaliyetlerindeki bu canlanma, özellikle teknoloji, sağlık ve enerji sektörlerinde yoğunlaşıyor. Düşük faiz oranları ve şirketlerin bilançolarındaki güçlü nakit akışı, işlemleri teşvik eden başlıca faktörler arasında yer alıyor. Ayrıca, yapay zeka ve yeşil enerji gibi yeni teknolojilere yönelik artan yatırımlar da M&A hacmini artırıyor. 2023'ün ilk yarısında 2 trilyon dolar civarında olan küresel işlem hacmi, bu yıl 2,6 trilyon dolara yükseldi. Analistler, bu trendin devam etmesi halinde 2024'ün M&A açısından tarihi bir yıl olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kuzey Amerika ve Avrupa, M&A işlemlerinde başı çekerken, Asya-Pasifik bölgesi de önemli bir paya sahip. Özellikle Çin ve Hindistan merkezli şirketlerin sınır ötesi satın almaları dikkat çekiyor. Öte yandan, jeopolitik gerilimler ve düzenleyici engeller, bazı büyük işlemlerin önünde risk oluşturuyor. ABD ve Avrupa Birliği'ndeki antitröst kurumlarının daha sıkı denetimleri, özellikle teknoloji devlerinin birleşmelerini zorlaştırabilir. Ancak genel tablo, küresel M&A piyasasının güçlü bir performans sergilediğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel M&A piyasasındaki bu canlılık, Türkiye için de fırsatlar barındırıyor. Türk şirketleri, uluslararası sermaye akışından yararlanarak büyüme ve yabancı ortaklıklar kurabilir. Özellikle enerji, altyapı ve teknoloji sektörlerinde yabancı yatırımcıların ilgisi artabilir. Ancak Türkiye'deki yüksek enflasyon ve kur dalgalanmaları, yerli şirketlerin M&A işlemlerinde dikkatli olmasını gerektiriyor. Öte yandan, küresel M&A trendi, Türkiye'nin uluslararası sermaye çekme potansiyelini artırarak ekonomik büyümeye katkı sağlayabilir.