The Economist'in ABD editörü John Prideaux, son haber bülteninde Küba'nın Amerika Birleşik Devletleri'nin 51. eyaleti olması yönünde dikkat çekici bir öneride bulundu. Prideaux, 1962'den beri devam eden ABD ambargosunun başarısızlığını vurgulayarak, ada ülkesinin ABD'ye katılımı hem Küba halkına refah getirecek hem de Soğuk Savaş kalıntısı bir sorunu çözecek bir fikir olarak sunuyor. Bu öneri, Küba'nın mevcut kriz ortamında ve ABD-Küba ilişkilerinin yeniden şekillenme potansiyeli taşıdığı bir dönemde gündeme geliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Küba, 2014'te Obama yönetimiyle başlayan normalleşme sürecinin ardından 2017'de Trump'ın sertleşen politikalarıyla tekrar uluslararası izolasyona dönmüştü. Biden döneminde ise ambargo konusu yine tartışmaya açıldı ancak ilerleme kaydedilmedi. Prideaux, mevcut durumun Küba'ya fayda sağlamadığını, halkın yoksulluk çektiğini, siyasi özgürlüklerin kısıtlı olduğunu ve ülkenin turizm ve tarımda potansiyelini kullanamadığını belirtiyor. Önerisi, Küba'nın 1960'lardaki gibi askeri müdahaleyle değil, demokratik bir süreçle ABD'ye bağlanması; eyalet statüsüyle ABD anayasal güvenceleri altına girmesi.
Küba'nın eyalet olması, ABD için stratejik bir kazanım olabilir. Adanın Karayipler'deki jeopolitik konumu, ABD'nin bölgedeki etkisini pekiştirirken, idealist bakış açısıyla küresel çapta demokrasi ve insan haklarının yayılmasına katkı sağlayabilir. Ekonomik olarak ise, Küba'ya yatırım akışı, iki ülke arasında serbest ticaret ve işgücü hareketliliği mümkün olabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu fikir, ABD iç siyasetinde olduğu kadar Latin Amerika'da da büyük yankı uyandıracaktır. Küba hükümeti bağımsızlığını kaybetme korkusuyla karşı çıksa da, halkın bir kısmı refah artışı için destek olabilir. Ancak bölgede ABD müdahalesine karşı tarihsel güvensizlik yüksektir; Küba'nın ABD'ye gönüllü katılımı düşük ihtimal olarak görülüyor. Prideaux, bunun bir düşünce deneyi olduğunu kabul ediyor ancak alternatiflerin de başarısız olduğuna dikkat çekiyor. ABD'nin ambargosu, Castro rejimini sona erdirme amacı taşırken, aksine ülkeyi daha da izole etmiş ve halkı daha da zor durumda bırakmıştır.
Küba'nın eyalet olması, tüm Latin Amerika'da ABD karşıtlığını artırabilir; Venezuela, Nikaragua gibi ülkelerin tepkisi sert olur. Ayrıca ABD içinde Florida'daki Küba kökenli topluluk büyük ölçüde ambargoyu destekliyor ve bu fikre karşı çıkabilir. Ancak fikir, ABD'nin küresel yumuşak gücünü artırma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu öneri doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de, Küba'nın ABD'ye katılımı gibi radikal bir değişim Latin Amerika ve Karayipler'deki güç dengelerini değiştirir. Türkiye, bölgede Küba, Venezuela ve Meksika gibi ülkelerle ticari ve diplomatik ilişkilerini çeşitlendiriyor. Küba'nın ABD'nin bir parçası haline gelmesi, Türkiye'nin Latin Amerika stratejisinde bir ortak kaybı anlamına gelebilir. Ayrıca ABD'nin bölgede artan etkisi, Türkiye'nin bağımsız dış politika manevra alanını daraltabilir. Ancak şu an için bu sadece bir fikir niteliğindedir ve uygulanabilirliği düşüktür.