Küba, bir hafta içinde üçüncü kez tüm adayı etkileyen bir elektrik kesintisiyle sarsıldı. Ülkede yaşanan enerji krizi, ABD'nin Havana'ya akaryakıt tedarik eden ülkelere yönelik gümrük vergisi tehdidiyle daha da derinleşirken, halk günlük yaşamın temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Yetkililer, kesintinin nedenini eskiyen altyapı ve yakıt sıkıntısına bağlarken, muhalif sesler yönetimin uzun vadeli planlama eksikliğini eleştiriyor. ABD'nin ambargosu ve Venezuela'dan gelen petrol sevkiyatlarındaki aksamalar, ülkenin enerji arz güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor.
Ardı ardına kesintiler: Normal mi, sistemik çöküş mü?
Küba Ulusal Elektrik Birliği (UNE) tarafından yapılan açıklamada, son kesintinin başkent Havana ve diğer büyük şehirlerde günde 10-12 saate varan elektrik kesintilerine yol açtığı bildirildi. Bir hafta içinde yaşanan üçüncü ulusal çapta kesinti, altyapının ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serdi. Enerji uzmanlarına göre, birçok termik santral 30 yılı aşkın süredir bakımsız ve yedek parça bulmak neredeyse imkansız. ABD ambargosu, Küba'nın modern enerji teknolojilerine erişimini engelliyor ve ülkeyi eskiyen ekipmanlarla çalışmaya mahkum ediyor.
Hükümet, kesintilerin geçici olduğunu ve onarım çalışmalarının sürdüğünü belirtse de, halk arasında kalıcı bir çözüme duyulan güven azalmış durumda. Özellikle sağlık kuruluşları ve gıda depolama tesisleri jeneratörlere bağımlı hale gelirken, bu durum temel hizmetlerin aksamasına neden oluyor. Küba hükümeti, enerji tasarrufu önlemlerini artıracağını ve güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yatırım yapacağını duyurdu, ancak bu hedeflerin ne zaman gerçekleşeceği belirsiz.
ABD'nin vergi tehdidi ve bölgesel yansımaları
ABD yönetimi, Küba'ya akaryakıt tedarik eden ülkelere %25 oranında gümrük vergisi uygulanacağını açıklayarak, Havana'nın dış kaynaklara erişimini daha da kısıtlama hedefinde. Bu tehdit, özellikle Venezuela ve Rusya'nın Küba'ya yaptığı petrol sevkiyatlarını doğrudan etkileyebilir. Venezuela, Mişel'in yeniden seçilmesiyle birlikte ABD'nin baskısını daha yoğun hissederken, Küba'ya yönelik yardımını kısma riskiyle karşı karşıya. Rusya ise Ukrayna savaşı nedeniyle kendi enerji kaynaklarına yönelik yaptırımlarla uğraşırken, Küba'ya ek sevkiyat yapma kapasitesi sınırlı.
Bölgesel düzeyde, Küba'nın enerji krizi Karayip ülkeleri arasında endişe yaratıyor. Dominik Cumhuriyeti, Haiti ve Jamaika gibi adalar, benzer altyapı sorunları ve dışa bağımlılıkla mücadele ediyor. Uzmanlar, eğer Küba'da durum kontrol altına alınamazsa, bu krizin bölgeye yayılabilecek bir insani krize dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, ABD'nin vergi tehdidi, Karayip ülkelerinin ticari ortaklıklarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki enerji krizi, Türkiye'nin dış politika tercihlerini doğrudan etkilemese de benzer kırılganlıkları hatırlatıyor. Türkiye, enerjide dışa bağımlı bir ülke olarak, arz güvenliğini çeşitlendirmek için yenilenebilir enerji ve nükleer santral projelerine yatırım yapıyor. ABD'nin tek taraflı yaptırımları, Havana'ya desteği azaltarak bölgesel istikrarsızlığı derinleştirebilir. Türkiye, Latin Amerika'da ticari ve diplomatik bağlarını güçlendirmek isterken, baskı altındaki ülkelerle ilişkilerde dengeyi korumak zorunda. Krizin uzaması, küresel enerji fiyatlarına yansıyarak Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini artırabilir. Bu nedenle Ankara, Küba'daki gelişmeleri yakından izliyor ve olası ticari fırsatları değerlendirmek için ihtiyatlı bir yaklaşım sergiliyor.