Havana, 9 Haziran – Kolombiyalı Ramiro Escobar, uzun yıllardır Küba'yı ziyaret etme hayali kuruyordu. Ancak bu hayal, gerçeğe dönüştüğünde beklediği gibi olmadı. Bir zamanlar turist akınına uğrayan Havana'nın tarihi sokaklarında yabancı yüzü görmek neredeyse imkansız hale gelmişti. Escobar, 'Burada olmak güzel ama bu kadar az turist görmek şaşırtıcı. Daha önce gelen arkadaşlarım kalabalıktan yürüyemediklerini anlatırdı, şimdi sokaklar bomboş' dedi. Küba'nın turizm sektörü, COVID-19 pandemisi sonrası beklenen toparlanmayı bir türlü gerçekleştiremiyor. ABD yaptırımlarının derinleştirdiği ekonomik kriz, altyapı eksiklikleri ve artan fiyatlar, adayı ziyaret etmeyi planlayanlar için caydırıcı hale geliyor.
Turizmdeki düşüşün arka planı
Küba, 2010'ların ortalarında yılda 4 milyondan fazla turist ağırlayarak Karayipler'in en popüler destinasyonlarından biriydi. Ancak 2020'de pandemiyle birlikte gelen sınır kapatmaları, turist sayısını neredeyse sıfıra indirdi. 2021'de kısmi bir toparlanma yaşansa da, 2022'de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Rus turistlerin azalması ve ABD'nin seyahat kısıtlamalarını sıkılaştırması, sektörü yeniden vurdu. 2023 verilerine göre, Küba'yı ziyaret eden yabancı sayısı pandemi öncesinin yüzde 30'una bile ulaşamadı. Özellikle Havana'daki tarihi Otel Nacional ve Varadero plajları gibi ikonik mekanlar, geçmiş yıllardaki kalabalığını arıyor. Turizm gelirleri, ülkenin döviz girdisinin önemli bir kısmını oluşturuyor. Bu düşüş, hükümetin sosyal harcamalarını kısmak zorunda kalmasına ve temel gıda maddelerinde kıtlık yaşanmasına yol açtı. Kübali işletmeciler, 'paladares' adı verilen özel restoranların boş olduğunu, taksi şoförlerinin saatlerce müşteri beklediğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Küba'nın turizmdeki bu çöküşü, Karayipler bölgesi için de bir uyarı niteliği taşıyor. Dominik Cumhuriyeti, Meksika gibi rakip destinasyonlar, pandemi sonrası hızla toparlanırken Küba'nın geride kalması, adanın uluslararası izolasyonunun bir yansıması olarak görülüyor. ABD'nin 60 yılı aşkın ambargosu, pandemide kapanan otellerin yenilenmesini ve yeni yatırımların gelmesini engelliyor. Çin ve Rusya'dan gelen turistlerdeki artış, bu boşluğu doldurmaya yetmiyor. Uzmanlar, Küba'nın turizm sektörünün yeniden canlanması için yapısal reformlara ihtiyaç duyduğunu, ancak siyasi iradenin bu yönde olmadığını vurguluyor. Bölgesel olarak, Küba'nın düşük turizm performansı, Karayipler Turizm Örgütü tarafından da endişeyle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki turizm düşüşü, benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya olan Türkiye için önemli dersler barındırıyor. Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşı ve ekonomik dalgalanmalara rağmen turizm gelirlerini artırmayı başarırken, Küba'nın yaptırımlar ve iç kriz nedeniyle gerilemesi, dış politikada çeşitlendirmenin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin güçlü turizm altyapısı ve esnek pazar stratejileri, bu tür şoklara karşı dayanıklılık sağlıyor. Ayrıca, Küba'nın yaşadığı döviz sıkıntısı, Türkiye'nin cari açık sorunuyla mücadelesinde dikkate alınması gereken bir örnek teşkil ediyor. Sonuç olarak, Küba deneyimi, turizmin sadece ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve siyasi istikrarla da doğrudan bağlantılı olduğunu gösteriyor.