Küba, cuma günü öğleden sonra ülke genelinde elektrik kesintisiyle sarsıldı. Ulusal elektrik şebekesi (SEN) saat 14:00 sularında çöktü ve 11 milyon nüfusun tamamı karanlığa gömüldü. Yetkililer, arızanın nedenini araştırdıklarını ancak onarım çalışmalarının saatler sürebileceğini açıkladı. Bu, son iki yılda yaşanan üçüncü büyük ulusal kesinti olarak kayıtlara geçti.
Elektrik Şebekesindeki Çöküşün Arka Planı
Küba'nın elektrik altyapısı onlarca yıldır bakımsızlık, yakıt kıtlığı ve yetersiz yatırım nedeniyle çökme noktasında. Ülkenin en büyük elektrik santrali olan Antonio Guiteras termik santrali, sık sık arızalanıyor ve devre dışı kalıyor. Ayrıca, ABD'nin ekonomik ambargosu nedeniyle yedek parça ve modern ekipman temini zorlaşmış durumda. Venezuela'dan gelen sübvansiyonlu petrol sevkiyatındaki azalma da yakıt krizini derinleştirdi.
Hükümet, kesintinin "siber saldırı" veya "dış müdahale" kaynaklı olabileceğini öne sürerken, bağımsız uzmanlar bunu reddediyor ve sorunun yıllardır süren ihmalden kaynaklandığını belirtiyor. Ülke genelinde hastaneler, su pompaları ve iletişim sistemleri de elektriksiz kaldı; bu da insani durumu daha da kötüleştirdi.
Başkent Havana'da binlerce kişi sokaklara dökülerek protesto gösterileri başlattı. "Ülke o kadar acınası bir durumda ki, yaşadıklarımızı anlatacak kelime yok" diyen 67 yaşındaki emekli öğretmen Maria Lopez, hükümetin çözüm üretemediğini söyledi. Polis, başkentin bazı bölgelerinde göstericilere müdahale etti ve çok sayıda gözaltı olduğu bildirildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küba'daki enerji krizi, Latin Amerika'da sol hükümetlerin karşılaştığı yapısal sorunların bir yansıması. Venezuela, Nikaragua ve Bolivya gibi ülkelerde de benzer enerji sıkıntıları yaşanıyor. ABD, Küba halkına "insani yardım" göndermeye hazır olduğunu açıkladı ancak Havana yönetimi, yardımı "müdahale" olarak nitelendirip reddetti. Rusya ve Çin ise Küba'ya teknik destek sözü verdi.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Küba'nın elektrik şebekesinin modernizasyonu için acil yatırım çağrısı yaptı. Ancak ülkenin döviz rezervlerinin tükenmesi ve dış borç yükü, bu yatırımın nasıl finanse edileceği sorusunu gündeme getiriyor. Öte yandan, Küba'nın turizm gelirleri de kesintiler nedeniyle darbe alıyor; oteller jeneratörlerle ayakta kalıyor.
Uzmanlar, kesintilerin halkın hükümete olan güvenini daha da sarstığını ve olası bir sosyal patlama riskini artırdığını belirtiyor. 2021'deki büyük protestoların ardından yüzlerce kişi hapse atılmıştı. Şimdi benzer bir öfke dalgası yeniden yükseliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki enerji krizi, Türkiye'nin Latin Amerika'daki açılımı ve enerji güvenliği açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, son yıllarda Küba ile ticari ve diplomatik ilişkilerini güçlendirmiş, özellikle inşaat ve enerji alanında iş birliği anlaşmaları imzalamıştı. Ada'daki istikrarsızlık, bu projeleri riske atabilir. Ayrıca, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve altyapı konusundaki deneyimi, Küba'ya teknik destek sağlama fırsatı yaratabilir. Ancak ABD ambargosu nedeniyle bu tür girişimler yaptırım riski taşıyor. Küresel ölçekte ise, enerji krizleri Türkiye gibi ithalata bağımlı ülkeler için uyarı niteliğinde: altyapı yatırımlarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.