HAVANA, 18 Eylül - Küba'nın ulusal elektrik şebekesi Cuma günü tamamen çöktü ve Karayipler'in en büyük adası milyonlarca kişiyi elektriksiz bırakarak karanlığa gömüldü. Çöküş, ABD'nin adaya petrol akışını büyük ölçüde engelleyen baskı kampanyasının ortasında meydana geldi. Ülke genelinde hastaneler, su pompaları ve iletişim sistemleri acil durum jeneratörlerine bağımlı hale geldi.
Elektrik Kesintisinin Arka Planı ve Nedenleri
Küba'nın elektrik altyapısı yıllardır bakımsızlık, yetersiz yatırım ve yakıt kıtlığıyla boğuşuyor. Cuma günkü tam çöküş, ülkenin en büyük enerji santrali olan Antonio Guiteras termik santralinin arızalanmasıyla başladı. Ardından diğer santraller de zincirleme olarak devre dışı kaldı ve ulusal şebeke tamamen çöktü. Yetkililer, elektriğin kademeli olarak geri verilmeye çalışıldığını ancak bunun saatler sürebileceğini açıkladı.
Küba hükümeti, sorunun ana nedeni olarak ABD'nin uyguladığı ekonomik ambargoyu ve yakıt tedarikindeki zorlukları gösteriyor. Ada, uzun süredir Venezuela ve Rusya gibi müttefiklerinden petrol ithal ediyor. Ancak ABD'nin yaptırımları, bu ülkelerden yapılan sevkiyatları ve ödemeleri zorlaştırıyor. Son aylarda akaryakıt sıkıntısı nedeniyle günlük elektrik kesintileri zaten 12 saati aşmış durumdaydı.
Uzmanlar, şebekenin çöküşünün sadece yakıt kıtlığından değil, aynı zamanda altyapının yaşlanmasından kaynaklandığını belirtiyor. Santrallerin çoğu 30-40 yıllık ve verimlilikleri düşük. Yedek parça temini ise ambargo nedeniyle son derece zor. Hükümet, acil durum planı kapsamında okulları ve devlet dairelerini geçici olarak kapatırken, halktan enerji tasarrufu yapmalarını istedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küba'daki elektrik krizi, ABD ile ada arasındaki onlarca yıllık gerilimin son halkası. Washington, 1962'den bu yana uyguladığı ambargoyu çeşitli dönemlerde sıkılaştırdı. Özellikle son yıllarda petrol sevkiyatına yönelik yaptırımlar, Küba ekonomisini ciddi şekilde sarstı. Ada, turizm ve şeker ihracatından elde ettiği gelirle ayakta kalmaya çalışıyor ancak pandemi sonrası toparlanma yavaş.
Bölgesel olarak, Küba'nın çöküşü Karayipler'de istikrarsızlık riskini artırıyor. Yakın komşuları Meksika ve Venezuela, insani yardım gönderme çağrısı yaptı. Ancak ABD'nin yaptırımları nedeniyle uluslararası yardımların ulaştırılması da zorlaşıyor. Küba, Birleşmiş Milletler'de ambargonun kaldırılması için her yıl çağrı yapıyor ancak ABD yönetimi tutumunu değiştirmiyor.
Küresel enerji piyasaları açısından, Küba'nın durumu benzersiz. Ada, dünya petrol rezervlerinin küçük bir kısmına sahip olsa da, ithalata bağımlı. ABD'nin yaptırımları, uluslararası şirketlerin Küba'ya yakıt satmasını engelliyor. Bu da insani krizi derinleştiriyor. İnsan hakları örgütleri, elektrik kesintilerinin hastanelerdeki yaşam destek ünitelerini riske attığını ve su arıtma sistemlerini durdurduğunu bildiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'daki elektrik çöküşü, Türkiye'nin Latin Amerika ve Karayipler ile ilişkileri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda Küba ile ticari ve diplomatik bağlarını güçlendirdi. Ancak ABD yaptırımları, Türk şirketlerinin adaya yatırım yapmasını veya enerji sevkiyatında bulunmasını riskli hale getiriyor. Öte yandan, küresel enerji güvenliği ve yaptırımların insani etkileri, Türkiye'nin çok taraflı platformlarda savunduğu ilkelerle örtüşüyor. Türkiye, insani yardım koridorlarının açılması ve yaptırımların hafifletilmesi çağrılarına destek verebilir. Ayrıca, benzer enerji altyapısı sorunları yaşayan ülkeler için Küba örneği, yatırım ve bakımın önemini gösteriyor.