Küba Enerji ve Maden Bakanı Liván Arronte Cruz, ABD yetkililerinin geçtiğimiz haftalarda el koyduğu yakıt sevkiyatlarıyla herhangi bir bağlantısı olduğu iddialarını reddederken, özel şirketlerin gerçekleştirdiği petrol ithalatının ülkenin ihtiyacını karşılamada yetersiz kaldığını açıkladı. Başkent Havana'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Bakan Arronte, ABD'nin uyguladığı petrol ablukasına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını kararlılıkla sürdüreceklerini vurguladı.
ABD Ambargosu ve Yakıt Sevkiyatları
ABD hükümeti, son dönemde Küba'ya yönelik petrol sevkiyatlarını engellemeye yönelik adımlarını artırdı. Geçtiğimiz ay, ABD Sahil Güvenlik ve Gümrük Muhafaza yetkilileri tarafından durdurulan birkaç tanker, Küba'nın devlet petrol şirketi Cubapetróleo'ya ait olduğu iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Bakan Arronte, bu sevkiyatlarla hükümetinin bir ilgisi olmadığını belirterek, "Bu gemilerdeki yakıtlar özel tedarikçiler tarafından gönderiliyordu ve hükümetimizin bu ticari işlemlerde herhangi bir tarafı yoktur" dedi. Ancak Arronte, özel şirketler aracılığıyla yapılan ithalatın da ülkenin artan enerji talebini karşılamaktan uzak olduğunu kabul etti.
Küba, uzun yıllardır ABD'nin ekonomik ambargosu altında bulunuyor ve özellikle petrol ürünleri temininde ciddi sıkıntılar yaşıyor. Ülkenin ana petrol tedarikçisi olan Venezuela'daki siyasi ve ekonomik kriz, Küba'ya yapılan düzenli sevkiyatları da olumsuz etkiledi. Bu durum, ada ülkesinin elektrik üretiminde ciddi kesintilere yol açarken, hükümeti alternatif enerji kaynaklarına yönelmeye zorluyor.
Yenilenebilir Enerji Planları
Bakan Arronte, hükümetin 2030 yılına kadar elektrik üretiminin yüzde 24'ünü yenilenebilir kaynaklardan sağlama hedefini yineledi. Bu kapsamda, ülkenin çeşitli bölgelerinde güneş ve rüzgar enerjisi santralleri kurulması planlanıyor. Arronte, "ABD'nin ablukasına rağmen, yenilenebilir enerji projelerimiz için uluslararası ortaklarla görüşmelerimiz sürüyor. Özellikle Çin ve Rusya'dan gelecek yatırımlarla bu hedefe ulaşmayı umuyoruz" ifadelerini kullandı. Küba, halihazırda elektrik ihtiyacının büyük bir kısmını eski ve verimsiz termik santrallerden karşılıyor; bu santrallerin bakımı için gereken yakıtın temin edilememesi, sık sık elektrik kesintilerine neden oluyor.
Uzmanlar, Küba'nın yenilenebilir enerji potansiyelinin yüksek olduğunu ancak finansman ve teknoloji eksikliği nedeniyle bu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini belirtiyor. Ada ülkesi, güneşlenme süresi ve rüzgar koridorları açısından avantajlı bir konumda. Ancak ABD ambargosu, yabancı yatırımcıların Küba'ya teknoloji transferi yapmasını zorlaştırıyor. Yine de son yıllarda Çinli ve Rus şirketler, Küba'da çeşitli enerji projelerinde yer almaya başladı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küba'nın yenilenebilir enerji hamlesi, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinde artan bir eğilimin parçası. Bölge ülkeleri, iklim değişikliğiyle mücadele ve enerji güvenliğini sağlama amacıyla yenilenebilir kaynaklara yöneliyor. Ancak Küba'nın durumu, ABD ambargosu nedeniyle diğerlerinden ayrışıyor. ABD'nin katı yaptırımları, ada ülkesinin uluslararası finans kuruluşlarından kredi almasını ve Batılı şirketlerle iş birliği yapmasını engelliyor. Bu da Küba'yı Çin ve Rusya gibi müttefiklere daha bağımlı hale getiriyor.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın verilerine göre, Karayipler'de yenilenebilir enerji yatırımları son beş yılda yüzde 40 arttı. Küba, bu pastadan yeterli payı alamıyor. Yine de Havana yönetimi, 2030 hedeflerine ulaşmak için çeşitli küçük ölçekli projeleri hayata geçirmeye çalışıyor. Örneğin, geçtiğimiz yıl Santiago de Cuba kentinde 10 megavatlık bir güneş enerjisi santrali devreye alındı. Bakan Arronte, önümüzdeki dönemde bu tür projelerin sayısını artıracaklarını söyledi.
ABD'nin ablukası, sadece petrol ithalatını değil, aynı zamanda yenilenebilir enerji ekipmanlarının teminini de zorlaştırıyor. Güneş panelleri ve rüzgar türbinleri gibi ürünlerin çoğu, ABD menşeli veya ABD lisansı altında üretiliyor; bu da Küba'nın bu teknolojilere erişimini kısıtlıyor. Ancak Çin ve Rusya, kendi üretimleri olan ekipmanları Küba'ya tedarik ederek bu boşluğu doldurmaya çalışıyor. Yine de uzmanlar, bu ekipmanların kalitesi ve uyumluluğu konusunda soru işaretleri olduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küba'nın yenilenebilir enerji arayışı, Türkiye'nin enerji diplomasisi ve Latin Amerika açılımı için dolaylı da olsa fırsatlar barındırıyor. Türk inşaat ve enerji şirketleri, son yıllarda Latin Amerika'da aktif olarak projeler üstleniyor. Küba'nın yenilenebilir enerji altyapısını geliştirme çabaları, Türk yatırımcılar için potansiyel bir pazar oluşturabilir. Ancak ABD ambargosu, Türk şirketlerinin Küba'da faaliyet göstermesini riskli hale getiriyor; zira ABD yaptırımları, üçüncü ülke şirketlerini de hedef alabiliyor. Öte yandan Türkiye, yenilenebilir enerji alanındaki deneyimini ve teknolojisini Küba'ya transfer ederek iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, küresel enerji dönüşümünde yeni iş birliklerinin kapısını aralayabilir.