Kremlin, Fransa'nın nükleer kapasiteli bir füze denemesi yaptığını ve bunun Avrupa'nın savunma kimliğini Rusya ile çatışma üzerine inşa ettiğini gösterdiğini açıkladı. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Moskova'da gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bu tür eylemler, Avrupa'nın savunma kimliğini Rusya ile çatışma üzerine kurma yönündeki çıkmaz sokak stratejisinin bir parçasıdır" dedi. Peskov, Fransa'nın testinin Avrupa'da gerginliği artırdığını ve diyalog yerine cepheleşmeyi teşvik ettiğini savundu.
Fransa'nın Füze Denemesi: Askeri ve Stratejik Boyut
Fransa Savunma Bakanlığı, 7 Ekim Çarşamba günü nükleer kapasiteli bir füzenin başarıyla test edildiğini duyurdu. Savunma Bakanı Florence Parly, testin "ulusal güvenlik ve caydırıcılık için kritik öneme sahip" olduğunu belirtti. Denemenin, Fransa'nın nükleer caydırıcılık gücünün modernizasyonu kapsamında gerçekleştirildiği ve yeni nesil füze sistemlerinin geliştirilmesine yönelik olduğu öğrenildi. Fransız yetkililer, testin planlı ve rutin bir program dahilinde yapıldığını, belirli bir ülkeye yönelik olmadığını vurguladı. Ancak Kremlin'in açıklaması, Avrupa'da savunma alanındaki hareketliliğin Rusya tarafından nasıl algılandığını gözler önüne serdi.
Fransa, Avrupa Birliği'nin nükleer güce sahip tek üyesi olarak, son yıllarda Avrupa savunma işbirliğinde daha aktif bir rol üstleniyor. İngiltere'nin Brexit ile AB'den ayrılmasının ardından Fransa, AB'nin savunma kapasitesini güçlendirme çabalarına öncülük ediyor. 2020'de başlatılan ve 2022'de hayata geçirilmesi planlanan "Stratejik Pusula" adlı AB savunma doktrini, ortak tehdit algılarına karşı ortak hareket etmeyi hedefliyor. Fransa'nın nükleer testi, bu çerçevede Avrupa'nın stratejik özerkliğini güçlendirme çabasının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ancak Rusya, bu tür adımları kendisine yönelik bir tehdit olarak görüyor ve Avrupa'nın savunma kimliğini Rusya karşıtlığı üzerine inşa etmekle suçluyor.
NATO içinde de Fransa'nın rolü tartışmalı. Fransa, 1966'da NATO'nun askeri kanadından çekilmiş, 2009'da yeniden entegre olmuştu. Son dönemde ise "beyin ölümü" tartışmaları ve AB'nin savunma özerkliği konusundaki ısrarı, ittifak içinde gerilim yaratıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 2019'da NATO'nun "beyin ölümü" yaşadığını söylemiş, bu sözler ittifak içinde yankı uyandırmıştı.
Rusya'nın Tepkisi ve Avrupa Güvenlik Mimarisi
Kremlin'in açıklaması, Rusya'nın Avrupa'daki savunma gelişmelerine karşı hassasiyetini gösteriyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın sözcüsü Dmitri Peskov, "Avrupa'nın savunma kimliğini Rusya ile çatışma üzerine inşa etmesi, kıtada istikrarı tehdit ediyor. Bu strateji çıkmaz sokaktır" ifadelerini kullandı. Peskov, Rusya'nın diyalog ve işbirliğine açık olduğunu ancak Batı'nın kendilerini düşman olarak gördüğünü savundu. Rus yetkililer, sık sık NATO'nun doğuya genişlemesini ve AB'nin savunma projelerini Rusya'ya karşı bir kuşatma olarak nitelendiriyor.
Uzmanlar, Fransa'nın nükleer testinin Avrupa'da güvenlik ikilemini derinleştirebileceğini belirtiyor. Rusya, kendisini çevreleyen askeri faaliyetlere karşılık olarak kendi silahlanma programlarını hızlandırabilir. Nitekim Rusya, son yıllarda hipersonik füze sistemleri ve nükleer denizaltılar gibi alanlarda önemli yatırımlar yapıyor. Bu durum, bir silahlanma yarışına yol açabilir. Avrupa'da güvenlik mimarisi, Soğuk Savaş sonrası dönemde en karmaşık halini almış durumda. NATO-Rusya arasındaki gerilim, Ukrayna krizi ve Kırım'ın ilhakı sonrası zirve yapmıştı. Fransa'nın nükleer testi, bu gerilimi daha da tırmandırabilir.
Öte yandan, Fransa'nın nükleer caydırıcılık doktrini, ülkenin bağımsız savunma politikasının temel taşı. Fransa, nükleer silahlarını "hayati çıkarların korunması" için gerekli görüyor ve bu konuda NATO'dan bağımsız hareket edebiliyor. Ancak bu bağımsızlık, Avrupa içinde bazı müttefikler tarafından endişeyle karşılanıyor. Almanya gibi ülkeler, nükleer silahlardan arınmış bir Avrupa hayali kurarken, Fransa'nın nükleer modernizasyonu bu hedefe aykırı düşüyor. Yine de Fransa, nükleer gücünü Avrupa'nın ortak caydırıcılığına katkı olarak sunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Fransa'nın nükleer testi ve Kremlin'in tepkisi, Türkiye'nin NATO içindeki konumunu ve savunma stratejilerini dolaylı olarak etkiliyor. Türkiye, NATO'nun güneydoğu kanadında Rusya ile hem işbirliği hem de rekabet içinde olan bir ülke. Fransa'nın Avrupa savunma kimliğini güçlendirme çabaları, Türkiye'nin AB savunma projelerine katılımı konusundaki mevcut tartışmaları alevlendirebilir. Türkiye, AB'nin savunma girişimlerine üye olmadığı için dışarıda bırakılma riskiyle karşı karşıya. Ayrıca, Rusya ile yakın enerji ve savunma işbirliği olan Türkiye, Batı ile Rusya arasındaki gerilimde denge politikası izlemek zorunda. Nükleer tırmanma, Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de güvenlik dengelerini etkileyebilir. Türkiye'nin kendi nükleer programı olmasa da, bölgesel nükleer silahlanma yarışı Ankara'nın güvenlik hesaplarını karmaşıklaştırabilir.