Hindistan hisse senedi piyasalarında halka arz (IPO) hacminin bu yıl rekor seviyeye ulaşması bekleniyor. Kotak Mahindra Bank'ın yatırım bankacılığı biriminin üst düzey yöneticilerinden V. Jayasankar, yılın ikinci yarısında IPO piyasasında güçlü bir toparlanma öngörüyor. İlk yarıdaki sakin seyrin ardından, özellikle büyük ölçekli şirketlerin halka arz başvuruları, iyileşen piyasa değerlemeleri ve yurt içi yatırımcı ilgisinin devam etmesiyle 2024'ün Hindistan için bir rekor yılı olacağı tahmin ediliyor. Jayasankar, enflasyon ve jeopolitik risklere rağmen, halka arz sonrası olumlu getirilerin ve sağlam yerli fon girişlerinin ivmeyi desteklediğini belirtiyor.
Güçlü Başvuru Havuzu ve Büyük Halka Arzlar
Hindistan'da bu yılın ilk yarısında toplam 40 milyar dolarlık halka arz başvurusu yapıldı. Bu, geçen yılın aynı dönemine göre önemli bir artışı temsil ediyor. Özellikle büyük ölçekli şirketlerin başvuruları dikkat çekiyor. Ola Electric, Swiggy ve FirstCry gibi teknoloji şirketlerinin yanı sıra, devlet bankalarının da özelleştirme kapsamında halka arz edilmesi planlanıyor. Hintli yatırımcıların, özellikle bireysel yatırımcıların ve yabancı fonların ilgisi yüksek seyrediyor. Kotak yöneticisi, 'Piyasa koşulları uygun olduğu sürece, bu yıl 20-25 milyar dolarlık bir halka arz hacmi görebiliriz' diyor. Bu rakam, 2021'de kırılan 18 milyar dolarlık rekoru aşabilir.
Halka arz hacmindeki artışın arkasında, Hindistan'ın güçlü makroekonomik temelleri ve büyüme potansiyeli yatıyor. Ülkenin genç nüfusu, dijitalleşme hamlesi ve altyapı yatırımları, şirketlerin büyüme hikayelerini destekliyor. Ayrıca, hükümetin özelleştirme politikaları da halka arz sayısını artırıyor. Uzmanlar, Hindistan'ın küresel tedarik zincirindeki rolünün güçlenmesiyle birlikte, uluslararası yatırımcıların da ilgisinin arttığını belirtiyor.
Küresel Piyasalarla Karşılaştırma ve Risk Faktörleri
Hindistan'ın halka arz piyasası, Asya-Pasifik bölgesinde Çin'den sonra en büyük ikinci pazar konumunda. Ancak Çin'deki ekonomik yavaşlama ve düzenleyici belirsizlikler, yatırımcıların Hindistan'a yönelmesine neden oluyor. Öte yandan, küresel enflasyon, faiz artırımları ve jeopolitik gerilimler (Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki gerginlikler) risk oluşturmaya devam ediyor. Jayasankar, 'Enflasyon ve jeopolitik riskler fiyatlamaları etkileyebilir, ancak Hindistan'ın iç dinamikleri bu riskleri dengeleyecek kadar güçlü' diyor. Ayrıca, Hindistan'da seçim yılı olması nedeniyle politik belirsizlikler de kısa vadede piyasaları etkileyebilir. Ancak uzmanlar, reformların devam edeceği ve yabancı yatırımcı güveninin süreceği görüşünde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki halka arz patlaması, gelişmekte olan piyasalara yönelik yatırımcı ilgisinin arttığını gösteriyor. Bu durum, Türkiye gibi benzer statüdeki ülkeler için hem fırsat hem de rekabet unsuru. Hindistan'ın büyüme potansiyeli, yabancı sermayenin yönünü etkileyebilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü dinamikleri (güçlü bankacılık sektörü, genç nüfus, jeopolitik konum) yatırımcılar için alternatif oluşturabilir. Küresel sermaye akışlarındaki bu gelişmeler, Türk şirketlerinin uluslararası piyasalarda fon bulma maliyetini ve rekabet gücünü dolaylı olarak etkileyebilir.