Güney Kore'nin perakende yatırımcıları, uzun süredir risk alma konusundaki cesaretleriyle tanınıyor. Ancak Temmuz ayında Kospi endeksinde yaşanan sert düşüş, bu savaşçı grubu bile sarstı. Endeks, bir ay içinde yüzde 8'den fazla değer kaybederek yatırımcıların portföylerini eritti. Özellikle Samsung Electronics ve SK Hynix gibi büyük teknoloji hisselerindeki kayıplar, bireysel yatırımcıların tepkisini çekti. Öfkeli yatırımcılar, sosyal medyada #BuyBoycott ve #SellSamsung etiketleriyle kampanya başlatarak, hisse senedi alımını durdurma çağrısı yapıyor. Hatta bazıları, şirket yönetimine olan güvenin sarsıldığını belirterek, Samsung Electronics Başkanı Lee Jae-yong'a yönelik boykot çağrılarını artırdı.
Perakende Yatırımcıların Öfkesi ve Boykot Çağrıları
Güney Kore borsasında perakende yatırımcıların payı son yıllarda önemli ölçüde arttı. 2020'de başlayan '동학개미' (Donghak Ants) hareketiyle bireysel yatırımcılar, borsanın ana aktörlerinden biri haline geldi. Ancak Temmuz ayındaki düşüş, bu yatırımcıların sabrını taşırdı. Endeks, 11 Temmuz'da 2.600 puanın üzerinde seyrederken, 25 Temmuz'da 2.400 puana kadar geriledi. Bu düşüşte, ABD ekonomisindeki resesyon endişeleri, Çin'in yavaşlayan talebi ve yarı iletken sektöründeki arz fazlası gibi faktörler etkili oldu. Yatırımcılar, özellikle Samsung Electronics'in hisse fiyatındaki düşüşten şirket yönetimini sorumlu tutuyor. Samsung'un hisseleri Temmuz'da yüzde 12 değer kaybetti. Yatırımcı forumlarında, 'Lee Jae-yong istifa etmeli' ve 'Samsung hisselerini satın almayacağız' gibi yorumlar öne çıkıyor.
Boykot çağrıları, sadece sosyal medyada kalmıyor. Bazı yatırımcı grupları, Samsung Electronics'in genel kurulunda yönetime gensoru önergesi vermeyi planlıyor. Ayrıca, küçük yatırımcıların oluşturduğu koalisyonlar, şirketin hisse geri alım programını genişletmesi ve temettü ödemelerini artırması için dilekçe kampanyaları başlattı. Ancak uzmanlar, bu tür boykotların kısa vadede hisse fiyatları üzerinde sınırlı bir etkisi olacağını, ancak şirket yönetimi üzerinde itibar baskısı yaratabileceğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Piyasalara Etkisi
Güney Kore borsasındaki bu çalkantı, Asya genelindeki diğer piyasaları da olumsuz etkiledi. Japonya'nın Nikkei endeksi, Kospi'deki düşüşün ardından değer kaybetti. Tayvan'ın Taiex endeksi de benzer bir seyir izledi. Küresel yatırımcılar, Güney Kore'nin teknoloji hisselerindeki satış baskısının bölgesel bir teknoloji balonu endişesini artırdığını dile getiriyor. Öte yandan, Kore wonu ABD doları karşısında değer kaybederek 1.380 seviyesine geriledi. Bu durum, Kore'nin ihracatı üzerinde baskı oluşturabilir. Yatırımcıların tepkisi, sadece Kore ile sınırlı kalmıyor; küresel yatırım fonları, gelişmekte olan piyasalardaki risk iştahının azalmasıyla birlikte Asya hisselerinden çıkış sinyalleri veriyor.
Uzmanlar, Koreli perakende yatırımcıların bu öfkesinin, piyasaların aşırı değerlenmiş teknoloji hisselerine yönelik bir uyarı niteliği taşıdığını söylüyor. Kore'deki perakende yatırımcılar, 2021'de 'Gamestop' olayında olduğu gibi, bireysel güçlerini kolektif olarak kullanma konusunda örnek gösteriyor. Ancak bu seferki boykot çağrıları, büyük şirketlere yönelik bir güven bunalımının göstergesi olarak yorumlanıyor. Güney Kore hükümeti ise, piyasalarda istikrarı sağlamak için acil durum önlemleri üzerinde çalıştığını açıkladı. Maliye Bakanlığı, bireysel yatırımcıları korumak için vergi teşvikleri veya fon oluşturma seçeneklerini değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, gelişmekte olan bir piyasa ekonomisi olarak Güney Kore'deki bu tür piyasa dalgalanmalarından doğrudan etkilenebilir. Koreli yatırımcıların risk iştahındaki azalma, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını yavaşlatabilir. Türkiye'nin cari açık finansmanı açısından kritik olan portföy girişleri, bu süreçte olumsuz etkilenebilir. Aynı zamanda, teknoloji hisselerine olan güven kaybı, küresel teknoloji değerlemelerinde düzeltme yaratabilir; ancak Türkiye'nin teknoloji ihracatının Kore ile doğrudan rekabeti sınırlı. Yine de, bu tür gelişmelerin Türkiye'deki Borsa İstanbul üzerindeki etkisi sınırlı kalabilir; zira Türkiye'nin hisse senedi piyasası daha çok iç dinamiklerle yönleniyor. Ancak küresel risk iştahındaki bozulma, TL varlıkları üzerinde baskı oluşturabilir. Türk yatırımcıların, Kore'deki bu olaydan çıkaracağı ders, bireysel yatırımcı etkisinin ve yönetime güvenin piyasa istikrarı için önemidir.