Sudan'da Nisan 2023'te patlak veren iç savaşta kaydedilen saldırıların beşte biri, Darfur ile Orta Sudan arasında yer alan Kordofan bölgesinde gerçekleşti. Ülkenin doğusu ile batısını birbirine bağlayan bu kritik koridor, hem askeri hem de insani açıdan savaşın seyrini belirleyen unsurlardan biri haline geldi.
Stratejik Koridorun Önemi
Kordofan, Sudan'ın coğrafi ve siyasi yapısında merkezi bir konuma sahip. Batıda Darfur, doğuda ise Hartum ve Kızıldeniz kıyısındaki liman kentleri arasında köprü işlevi görüyor. Bu bölge, aynı zamanda ülkenin en önemli ticaret yollarının ve tarım alanlarının bulunduğu bir kuşak. Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasındaki çatışmaların yoğunlaştığı Kordofan, her iki taraf için de lojistik ve stratejik açıdan hayati önem taşıyor.
Nisan 2023'ten bu yana süren çatışmalarda Kordofan, saldırıların beşte birine sahne oldu. Bu oran, bölgenin savaşın gidişatındaki ağırlığını gözler önüne seriyor. Darfur'dan gelen milis güçlerinin batıdan doğuya ilerlemesi, Kordofan üzerinden sağlanıyor. Benzer şekilde, merkezi hükümet güçlerinin Darfur'a askeri sevkiyatı da bu koridordan geçiyor. Dolayısıyla Kordofan'ın kontrolü, tarafların birbirlerine üstünlük kurmasında belirleyici bir rol oynuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kordofan'daki mücadele, sadece Sudan içi bir dinamik değil. Bölge, çevre ülkelerin de dahil olduğu vekalet savaşlarının sahnesi haline gelmiş durumda. Birleşik Arap Emirlikleri'nin HDK'ya destek verdiği, Mısır ve Suudi Arabistan'ın ise SAF'a yakın durduğu biliniyor. Bu durum, Kordofan'ı uluslararası aktörlerin de yakından izlediği bir alan haline getiriyor.
Öte yandan, bölgedeki insani kriz her geçen gün derinleşiyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Kordofan'da yüz binlerce kişi yerinden edilmiş durumda. Gıda güvenliği riski had safhada ve insani yardım kuruluşları bölgeye erişimde zorluk çekiyor. Çatışmaların yoğunluğu nedeniyle yardım konvoyları hedeflerine ulaşamıyor, bu da bölgedeki sivil halkın acısını artırıyor.
Kordofan'ın doğusunda yer alan El Obeid kenti, ülkenin en önemli ulaşım kavşaklarından biri. Bu kentin kontrolü, Hartum'a giden yolların denetimi anlamına geliyor. Benzer şekilde, batıda Darfur'a açılan kapı niteliğindeki El Fasher de stratejik bir nokta. Bu iki şehir arasındaki hat, tarafların ikmal hatlarını oluşturuyor. Dolayısıyla Kordofan'da yaşanan her çatışma, doğrudan başkent Hartum ve çevresini etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Sudan'daki iç savaş ve Kordofan'daki çatışmalar, Türkiye'nin Afrika Boynuzu ve Kızıldeniz politikalarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye, Sudan'da hem ticari hem de insani yatırımlara sahip; Hartum'daki büyükelçiliği ve çeşitli kalkınma projeleri bulunuyor. Kordofan'daki istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardımlarını ve ticaret yollarını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Kızıldeniz'deki güvenlik dengeleri ve BAE gibi aktörlerin varlığı, Türkiye'nin bölgesel stratejilerini gözden geçirmesini gerektirebilir. Sudan'ın toprak bütünlüğü ve istikrarı, Türkiye'nin Afrika açılımı için kritik önemde.