Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin (KDC) doğusunda bir ay önce ilan edilen Ebola salgınında can kaybı 100'e yükseldi. Ülke sağlık yetkilileri, toplam vaka sayısının 550'ye ulaştığını ve salgının kontrol altına alınmasında zorluk yaşandığını bildirdi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), salgının bölgesel bir tehdit oluşturduğu uyarısında bulundu. Ölümlerin büyük kısmı, sağlık altyapısının yetersiz olduğu Kuzey Kivu ve Ituri eyaletlerinde yoğunlaşıyor.
Salgının Arka Planı ve Zorluklar
KDC'de Ebola salgını, ülkede 2018-2020 arasında yaşanan ve 2.200'den fazla kişinin ölümüne neden olan büyük salgının ardından yeniden ortaya çıktı. Mevcut salgın, 23 Nisan'da Mbandaka kentinde bir hastanın test sonucunun pozitif çıkmasıyla resmen ilan edildi. KDC Sağlık Bakanlığı, son bir ayda vaka sayısının hızla arttığını belirtti. Salgının yayılmasında, bölgedeki silahlı çatışmalar ve toplumsal güvensizlik önemli rol oynuyor. Sağlık ekipleri, Ebola ile mücadelede aşı ve tedavi yöntemlerine rağmen, halkın sağlık kuruluşlarına erişimindeki kısıtlamalar ve virüsün kırsal alanlara yayılmasıyla baş etmeye çalışıyor. DSÖ, salgını 'çok yüksek risk' olarak sınıflandırırken, komşu ülkeler Uganda, Ruanda ve Burundi'de de önlemler artırıldı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ebola virüsü, yüksek bulaşıcılığı ve ölüm oranı nedeniyle küresel sağlık gündeminde önemli bir yer tutuyor. KDC'deki salgın, ülkenin doğusundaki istikrarsızlık nedeniyle daha da karmaşık bir hal alıyor. Bölgede faaliyet gösteren silahlı gruplar, sağlık ekiplerinin çalışmalarını engelliyor ve aşılama kampanyalarını sekteye uğratıyor. DSÖ, salgının kontrol altına alınması için 100 milyon dolarlık bir acil durum fonu talep etti. Uluslararası toplum, aşı ve tıbbi malzeme desteği sağlarken, Ebola'nın komşu ülkelere sıçraması halinde bölgesel bir kriz yaşanabileceği endişesi hakim. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, üye ülkeleri sınır kontrollerini artırmaya çağırdı. Küresel olarak, Ebola salgınları genellikle sınırlı kalsa da, 2014-2016 Batı Afrika salgını 11.000'den fazla kişinin ölümüne yol açmış ve uluslararası müdahale gerektirmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
KDC'deki Ebola salgını, Türkiye'nin Afrika'ya yönelik sağlık ve insani yardım politikaları açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, bölgeye daha önce sağlık ekipmanı ve eğitim desteği sağlamıştı. Salgının turizm ve ticaret yoluyla Türkiye'ye sıçrama riski düşük olmakla birlikte, DSÖ'nün uyarıları doğrultusunda Sağlık Bakanlığı'nın sınır kontrollerini gözden geçirmesi beklenebilir. Ayrıca, Türk Kızılay ve TİKA'nın bölgedeki insani yardım faaliyetleri göz önüne alındığında, salgın kontrolüne yönelik uluslararası çabalara katkı sağlanması olasıdır.