Kolombiya Kongresi, Pazartesi günü hükümetin 2027 yılı için öngördüğü 634,9 trilyon pesoluk (206,6 milyar dolar) bütçeyi onayladı. Onay, kamu maliyesindeki hızlı bozulmanın gölgesinde gerçekleşti; başkent Bogota'daki ekonomistler, gelecek yıl bütçe açığının rekor seviyeye çıkacağı uyarısında bulunuyor.
Bütçenin ayrıntıları ve mali görünüm
Onaylanan bütçe, 2027 için planlanan kamu harcamalarını ve gelir tahminlerini içeriyor. Kongre'den geçen tasarı, sosyal programlar, altyapı yatırımları ve borç faiz ödemeleri gibi kalemleri kapsıyor. Ancak bütçenin açıklanmasından bu yana geçen sürede kamu maliyesindeki bozulma dikkat çekiyor. Hükümetin gelir tahminleri, düşük emtia fiyatları ve zayıf vergi toplama performansı nedeniyle gerçekçi bulunmuyor.
Ülkenin borç yükü son yıllarda istikrarlı biçimde arttı. Kredi derecelendirme kuruluşları, Kolombiya'nın notunu negatif izlemeye aldı. Merkez Bankası'nın faiz politikası ve enflasyonla mücadele çabaları, bütçe açığını finanse etmeyi zorlaştırıyor. Ekonomistler, 2027'de bütçe açığının GSYH'nin %7'sini aşabileceğini belirtiyor; bu, ülke tarihinde bir rekor olacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya, Latin Amerika'nın dördüncü büyük ekonomisi. Mali sıkıntılar, yalnızca ülke içinde değil, bölgesel piyasalarda da yankı uyandırıyor. Şili, Peru ve Meksika gibi benzer emtia bağımlısı ekonomiler, Kolombiya'nın durumunu yakından izliyor. Küresel faiz oranlarındaki artış ve güçlü dolar, gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini yükseltmiş durumda.
Kolombiya, aynı zamanda Venezuela'daki kriz nedeniyle artan göç yüküyle karşı karşıya. Savunma ve güvenlik harcamaları da bütçede önemli yer tutuyor. Ülkenin ABD ile ilişkileri, uyuşturucuyla mücadele ve ticaret anlaşmaları çerçevesinde şekilleniyor. Mali sıkıntılar, Kolombiya'nın bölgesel liderlik iddialarını zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki mali kriz, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, gelişmekte olan piyasalara yönelik küresel risk algısını artırabilir. Türkiye gibi yüksek dış borç ve cari açıkla mücadele eden ülkeler, benzer mali baskılarla karşılaşabilir. Ayrıca, Latin Amerika'daki istikrarsızlık, Türk ihracatçıları için yeni pazarlar arayışında olumsuzluk yaratabilir. Türkiye'nin bölgeyle ticari ilişkileri sınırlı olsa da, küresel sermaye hareketleri ve risk iştahı üzerinden dolaylı etkiler kaçınılmaz.