Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, ülkenin kuzeybatısında meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki yıkıcı depremin ardından ABD Başkanı Donald Trump’a başvurarak, ülkesine uygulanan tarifelerin geçici olarak askıya alınmasını talep etti. Petro, depremin yol açtığı yıkımın üstesinden gelmek için ekonomik desteğe ihtiyaç duyduklarını vurgularken, Trump’ın müttefiki olarak bilinen yeni Kolombiya Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella’nın göreve gelmesinden yalnızca günler sonra bu talebin gündeme gelmesi dikkat çekti.
Depremin Yıkıcı Etkisi ve Gelişmeler
7.4 büyüklüğündeki deprem, Kolombiya’nın Pasifik kıyısındaki Chocó bölgesini vurdu. Yerel saatle sabah erken saatlerde meydana gelen sarsıntı, başta Buenaventura ve Quibdó şehirleri olmak üzere geniş bir alanda hissedildi. İlk belirlemelere göre en az 120 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı ve on binlerce kişi evsiz kaldı. Deprem, bölgedeki altyapıya büyük zarar verdi; yollar çöktü, köprüler yıkıldı ve hastaneler hizmet veremez hale geldi.
Bu felaket, Kolombiya’nın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktasına denk geldi. ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın yakın müttefiki olan Abelardo de la Espriella, depremden sadece birkaç gün önce, 5 Nisan tarihinde yemin ederek göreve başlamıştı. Espriella’nın göreve başlaması, ülkede siyasi yelpazede ciddi bir değişimi temsil ediyordu; ancak deprem, yeni hükümetin en öncelikli gündemini belirledi.
Petro’nun Trump’a yazdığı mektupta, depremin yol açtığı insani krize dikkat çekerek, ABD’nin Kolombiya’dan yapılan ithalatlara uyguladığı gümrük tarifelerinin geçici olarak kaldırılmasını veya en azından önemli ölçüde azaltılmasını talep ettiği bildirildi. Petro, bu adımın hem Kolombiya ekonomisinin yeniden toparlanmasına hem de bölgedeki istikrarın sağlanmasına katkı sağlayacağını savundu. Ancak Beyaz Saray’dan henüz resmi bir yanıt gelmiş değil.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD ile Latin Amerika ülkeleri arasındaki ticari ilişkilerin yeni bir sınavı olarak yorumlanıyor. Trump yönetimi, göreve geldiğinden bu yana birçok ülkeye karşı agresif tarife politikaları izlemiş, özellikle Kolombiya’ya yönelik yaptırımları artırmıştı. Öte yandan Espriella’nın başkanlığı, iki ülke arasındaki ilişkilerde bir yumuşama beklentisini de beraberinde getirmişti.
Uzmanlar, tarife muafiyeti talebinin, Kolombiya’nın ekonomik kırılganlığını gözler önüne serdiğini belirtiyor. Deprem, ülkenin zaten düşük büyüme oranı ve yüksek enflasyonla mücadele ettiği bir dönemde geldi. Kolombiya Merkez Bankası, felaketin ardından ekonomik toparlanmayı desteklemek için faiz oranlarını indirme sinyali verdi. Ayrıca uluslararası toplumdan da yardım çağrıları yapılıyor.
Bölgesel açıdan bakıldığında, bu deprem, Latin Amerika ülkelerinin doğal afetlere karşı kırılganlığını bir kez daha hatırlatıyor. Şili, Peru ve Ekvador gibi komşu ülkeler, Kolombiya’ya arama kurtarma ekipleri ve insani yardım gönderdi. Aynı zamanda, bu tür felaketlerin, ülkeler arasındaki iş birliğini güçlendirme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya’daki deprem ve ardından gelen tarife talebi, doğrudan Türkiye’yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da küresel ticaret dinamikleri açısından önem taşıyor. Türkiye, Latin Amerika ülkeleriyle ticari ilişkilerini geliştirme çabasında. Özellikle Kolombiya ile imzalanan serbest ticaret anlaşması, iki ülke arasındaki ticaret hacmini artırmış durumda. Bu tür doğal afetler, tedarik zincirlerini etkileyerek Türk şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerini de olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, ABD’nin tarife politikalarındaki olası değişiklikler, küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açabilir. Türkiye’nin bu nedenle Latin Amerika’daki gelişmeleri yakından takip etmesi, ekonomik çıkarları açısından önemli.