Kolombiya'nın batı kesiminde beş gün önce meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki depremin ardından enkaz altında kalanlardan sağ kurtulanların bulunmasına yönelik umutlar, Cumartesi günü itibarıyla iyice azaldı. Kurtarma ekipleri, çöken binaların altından daha fazla ceset çıkarırken, depremde yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği ya da kaybolduğu belirtiliyor. Yetkililer, depremin merkez üssünün Karayip kıyısındaki popüler turistik kent Santa Marta yakınlarında olduğunu ve sarsıntının Kolombiya'nın yanı sıra komşu ülkelerde de hissedildiğini duyurdu.
Depremin etkileri ve kurtarma çalışmaları
Deprem, başkent Bogota dahil ülkenin geniş bir bölümünde hissedildi. En büyük yıkım ise deprem merkezine yakın bölgelerde yoğunlaştı. Ulusal Afet Risk Yönetimi Birimi'nin verilerine göre, şu ana kadar en az 230 kişinin öldüğü, 1.500'den fazla kişinin yaralandığı ve 70'ten fazla kişinin kayıp olduğu bildirildi. Ancak bu sayıların artmasından endişe ediliyor. Depremde çok sayıda bina yıkılırken, bazı bölgelerde toprak kaymaları da meydana geldi. Özellikle kırsal kesimlerde ve dağlık bölgelerde hasarın boyutu henüz tam olarak belirlenebilmiş değil.
Kurtarma ekipleri, ağır iş makineleri ve arama-köpekleriyle enkaz altında kalanlara ulaşmaya çalışıyor. Ancak depremin ardından geçen süre, enkaz altında hayatta kalma şansının giderek azaldığına işaret ediyor. Depremzedelerin barınma, gıda ve sağlık hizmetlerine erişimi için geçici çadır kentler kurulurken, bölgeye ulusal ve uluslararası yardım ekipleri sevk ediliyor. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, depremin ardından yaptığı açıklamada, 'Tüm imkanlarımızla depremzedelerin yanındayız. Bu zor günleri birlikte aşacağız' dedi.
Depremin etkilediği bölgelerde altyapı büyük hasar gördü. Elektrik, su ve iletişim hatlarının büyük bölümü kesilirken, yolların çökmesi nedeniyle bazı bölgelere ulaşım güçlükle sağlanıyor. Okullar ve hastanelerin bir kısmı da depremden etkilendi. Sağlık ekipleri, yaralılara müdahale için seyyar hastaneler kurdu. Kolombiya hükümeti, depremin yol açtığı hasarın boyutunu belirlemek ve fon sağlamak amacıyla uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Kolombiya, Pasifik Ateş Çemberi olarak bilinen ve dünyadaki depremlerin büyük bir kısmının meydana geldiği kuşak üzerinde yer alıyor. Ülke, tarihsel olarak sık sık yıkıcı depremlerle karşı karşıya kalıyor. 1999 yılında meydana gelen ve 1.000'den fazla kişinin ölümüne neden olan deprem, ülkenin en büyük doğal afetleri arasında yer alıyor. Bu nedenle bölgede depreme dayanıklı bina yapımı ve afet yönetimi konularında önemli çalışmalar yürütülüyor. Ancak bu deprem, özellikle kırsal kesimlerdeki yapı stokunun hala ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Deprem, Latin Amerika'nın en büyük beşinci ekonomisi olan Kolombiya'da ekonomik kayıplara da yol açtı. Özellikle bölgedeki tarım ürünleri ve turizm sektörünün olumsuz etkilendiği belirtiliyor. Deprem nedeniyle bazı şirketler üretimlerine ara vermek zorunda kaldı. Uluslararası toplum, depremin ardından Kolombiya'ya destek mesajları gönderdi. ABD, Meksika, İspanya gibi ülkeler arama-kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemesi gönderdi. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar, hasar tespit çalışmaları için teknik destek sağlayacaklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Kolombiya'daki deprem, Türkiye'nin Kahramanmaraş merkezli depremlerde edindiği deneyimleri hatırlatıyor. İki ülke de deprem kuşağında yer alıyor ve afet yönetimi konusunda benzer zorluklarla karşı karşıya. Türkiye, arama-kurtarma ekiplerini uluslararası görevler için hazır tutuyor; bu tür afetlere hızlı müdahale yeteneği, Türkiye'nin bölgesel bir güç olarak prestijini artırabilir. Ayrıca, Latin Amerika ülkeleriyle Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi bağlar giderek güçleniyor. Bu tür bir felaket, iki ülke arasında dayanışma ve işbirliği fırsatı sunabilir. Türkiye'nin deprem deneyimlerini paylaşması, Kolombiya'nın afetlere karşı direncini artırmaya katkı sağlayabilir.