Kolombiya, 2016 yılında FARC ile imzalanan tarihi barış anlaşmasının üzerinden on yıl geçmesine karşın, uyuşturucu savaşının pençesinde kıvranmaya devam ediyor. Silahlı gruplar, Amazon ormanları ve And Dağları'nın eteklerindeki uyuşturucu üretim bölgelerinde devlet güçleriyle çatışırken, yeni nesil drone savaşı gibi modern taktiklerle ölümcül bir mücadele yürütüyor. Son yıllarda kitlesel nüfus göçleri, çevre felaketleri ve sivil kayıplar, ülkenin güvenlik krizini derinleştiriyor.
Barış Sürecinin Çöküşü ve Yeni Aktörler
Hükümet ile FARC arasında varılan anlaşma, silahlı grubun siyasi partiye dönüşmesini öngörüyordu. Ancak FARC'ın bazı unsurları anlaşmayı reddederek uyuşturucu kaçakçılığına devam etti. Bu arada, ELN ve Meksika kartelleri ile bağlantılı suç örgütleri, boşalan uyuşturucu rotalarını doldurdu. Uyuşturucu üretimindeki artış, kokain üretiminin rekor seviyelere ulaşmasına neden oldu. Kolombiya hükümetinin uyuşturucuyla mücadele stratejisi, yasadışı ekinleri yok etmeye odaklanırken, koka bitkisi ekimi son on yılda yüzde 200 arttı.
Çatışmalar özellikle Pasifik kıyısındaki Nariño, Cauca ve Valle del Cauca bölgelerinde yoğunlaştı. Bu bölgelerde silahlı gruplar, uyuşturucu laboratuvarlarını korumak için mayın tarlaları döşerken, devlet güçlerine karşı insansız hava araçları kullanıyor. Drone saldırıları, hem askeri hem de sivil hedeflere yönelik yeni bir tehdit oluşturuyor. Geçen yıl, bir drone saldırısı 12 askerin ölümüne neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Uyuşturucu Ticaretinin Jeopolitiği
Kolombiya, dünya kokain üretiminin yaklaşık yüzde 70'ini karşılıyor. Uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelir, silahlı grupların yanı sıra yerel ekonomilere de nüfuz ederek yolsuzluğu körüklüyor. ABD, Avrupa ve Asya pazarlarına yönelik kaçakçılık rotaları yeniden şekillenirken, Orta Amerika ve Karayipler transit bölge haline geldi. Özellikle Venezuela'daki siyasi çöküş, sınır ötesi uyuşturucu trafiğini artırdı. Kolombiya hükümeti, uluslararası baskıya rağmen, barış anlaşmasının uygulanmasındaki aksaklıklar ve kaynak yetersizliği nedeniyle mücadelede zorlanıyor. Son dönemde ABD, Kolombiya'ya askeri yardımları artırma sinyali verirken, Avrupa Birliği de alternatif kalkınma projelerini destekliyor. Ancak uyuşturucu talebinin küresel ölçekte devam etmesi, sorunun kökenine inilmesini engelliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Latin Amerika'ya yönelik diplomatik ve ticari açılımları kapsamında Kolombiya ile ilişkilerini geliştirmektedir. Kolombiya'daki uyuşturucu kaynaklı istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ticari çıkarlarını ve yatırım ortamını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Latin Amerika'dan Avrupa'ya yönelen uyuşturucu rotalarının bir kısmı Balkanlar üzerinden Türkiye'ye uzanmakta, bu da Türkiye'nin iç güvenliği açısından risk oluşturmaktadır. Türkiye, uyuşturucu ile mücadelede uluslararası iş birliği mekanizmalarında yer alırken, Kolombiya'daki gelişmeleri yakından takip etmeli ve alternatif kalkınma projelerine destek vererek bölgesel istikrara katkı sağlamalıdır.