ABD'de geçtiğimiz yıl yaşanan tek bir kızamık salgını, topluma yaklaşık 5,4 milyon dolara mal oldu. Uzmanlar, aşılama oranlarındaki endişe verici düşüşe dikkat çekerek, benzer salgınların yeniden yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Bu rakam, yalnızca doğrudan sağlık harcamalarını değil; hastalığın yayılmasını önlemek için yapılan harcamaları, iş gücü kaybını ve uzun vadeli sağlık etkilerini de içeriyor.
Salgının maliyeti ve etkileri
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) verilerine göre, 2024 yılında Ohio eyaletinde meydana gelen bir kızamık salgını, toplam 5,4 milyon dolarlık bir mali yük oluşturdu. Bu miktarın büyük kısmı, salgının kontrol altına alınması için yapılan halk sağlığı müdahalelerine, hastane masraflarına ve karantina süreçlerine gitti. Salgın sırasında 85 kişi hastalandı, çoğunluğu çocuktu ve hiçbiri aşılanmamıştı. Hastaların yaklaşık üçte biri hastaneye kaldırılırken, ciddi komplikasyonlar nedeniyle yoğun bakım desteği gerekti.
Uzmanlar, bu maliyetin sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu belirtiyor. Kızamık, zatürre, ensefalit gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen oldukça bulaşıcı bir virüs. Özellikle 5 yaş altı çocuklarda ölümcül olabilen hastalık, bağışıklık sistemini zayıflatarak yıllar sonra bile farklı enfeksiyonlara karşı duyarlılığı artırabiliyor. Bu nedenle salgının uzun vadeli maliyetinin, doğrudan harcamalardan çok daha yüksek olduğu ifade ediliyor.
CDC'nin raporuna göre, salgının kontrolü için halk sağlığı ekipleri yaklaşık 3,1 milyon dolar harcadı. Bu, temaslı takibi, aşı klinikleri, bilgilendirme kampanyaları ve izolasyon önlemlerini içeriyor. Hastanelerin maliyeti ise 1,3 milyon doları buldu. Kalan miktar ise iş gücü kaybı ve diğer dolaylı maliyetlerden oluştu.
Küresel boyut ve aşılama krizi
Bu salgın, yalnızca ABD'nin sorunu değil. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2023 yılında küresel çapta kızamık vakalarında yüzde 30'luk bir artış kaydedildiğini açıkladı. Özellikle pandemi döneminde aşı kampanyalarının aksaması, milyonlarca çocuğun aşısız kalmasına neden oldu. DSÖ'ye göre, 2023'te dünya genelinde tahmini 10,3 milyon çocuk ilk doz kızamık aşısı olamadı ve aşılama oranı yüzde 83'te kaldı. Bu oran, sürü bağışıklığı için gereken yüzde 95'in oldukça altında.
ABD'de ise son yıllarda aşı karşıtlığı hareketinin etkisiyle bazı bölgelerde aşılama oranları tehlikeli şekilde düştü. Ohio'daki salgının yaşandığı toplulukta, okul öncesi çocuklarda aşılama oranının yalnızca yüzde 50 olduğu tespit edildi. Uzmanlar, bu tür düşük bağışıklık oranlarına sahip toplulukların her an yeni bir salgına zemin hazırladığına dikkat çekiyor. Aşı karşıtlığı, yanlış bilgilerin sosyal medyada yayılmasıyla giderek güçleniyor.
Kızamık, sadece sağlık sistemleri üzerinde değil, ekonomiler üzerinde de ağır bir yük oluşturuyor. Yapılan araştırmalar, her bir kızamık vakasının topluma ortalama 5.000 ila 10.000 dolar arasında bir maliyet getirdiğini gösteriyor. Salgınlar, iş gücü verimliliğini düşürürken, halk sağlığı kaynaklarını da ciddi şekilde zorluyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha da yıkıcı olabiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda aşı kararsızlığı ve göç hareketleri nedeniyle kızamık vakalarında artış yaşanan ülkelerden biri. Sağlık Bakanlığı, 2024 yılında binlerce vaka bildirdi. Bu tablo, aşılama programlarının aksamaması gerektiğini ve halk sağlığı müdahalelerinin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin Suriye'den gelen göç dalgasıyla birlikte, sınır bölgelerinde aşılama oranlarının düşük olması, salgın riskini artırıyor. 5,4 milyon dolarlık maliyet, Türkiye gibi ülkelerde sağlık sistemleri üzerinde çok daha büyük bir baskı oluşturabilir. Bu nedenle, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde aşılama kampanyalarının güçlendirilmesi ve toplumda aşı güveninin artırılması kritik bir öncelik haline gelmelidir.