Tracy Lewis, bir çiftlikte büyümenin keyifli olduğunu ancak babasından gördüğü istismarın dehşet verici olduğunu söylüyor. Kırsal bölgelerde yaşayan istismar mağdurları, yeterli destek hizmetlerine erişemediklerini belirtiyor. Lewis'in hikâyesi, kırsal kesimdeki aile içi şiddetin görünmez yüzünü gözler önüne seriyor.
İstismarın Arka Planı
Tracy Lewis, çocukluğunun büyük bölümünü kırsal bir çiftlikte geçirdi. Ailesiyle birlikte doğayla iç içe bir yaşam sürdüklerini, ancak evde yaşananların bu huzurlu görüntünün altında saklı kaldığını ifade ediyor. "Babam beni saçımdan çekerek yataktan sürüklerdi, çalışmaya zorlardı" diyen Lewis, yaşadığı fiziksel ve duygusal şiddetin yıllarca sürdüğünü belirtiyor. Kırsal bölgelerde istismarın tespit edilmesi ve müdahale edilmesi, coğrafi izolasyon, ulaşım zorlukları ve geleneksel aile yapısı nedeniyle daha da güçleşiyor. Uzmanlar, kırsalda yaşayan mağdurların yardım hattı, sığınma evi veya danışmanlık hizmetlerine erişimde büyük engellerle karşılaştığını vurguluyor. Ayrıca, küçük topluluklarda damgalanma korkusu, mağdurların sessiz kalmasına yol açıyor.
Tracy Lewis, yıllar sonra yaşadıklarını paylaşmaya karar verdiğinde, benzer durumdaki kişilere umut olmak istediğini söylüyor. Ancak kırsal kesimde istismar mağdurlarına yönelik destek hizmetlerinin yetersizliği, iyileşme sürecini zorlaştırıyor. Birleşik Krallık'ta yapılan araştırmalar, kırsal bölgelerde aile içi şiddet vakalarının kentlere göre daha az bildirildiğini, bunun da gerçek mağdur sayısının çok altında bir istatistik oluşturduğunu ortaya koyuyor. Yetkililer, son yıllarda kırsal destek programlarını genişletmeye çalışsa da, fon yetersizliği ve personel eksikliği nedeniyle istenen düzeye ulaşılamadı.
Öte yandan, pandemi sonrası dönemde artan ruh sağlığı sorunları ve ekonomik baskılar, kırsal hanelerde şiddet riskini daha da artırdı. Tracy Lewis'in hikâyesi, yalnızca bireysel bir trajedi değil, aynı zamanda sistemik bir sorunun yansıması olarak değerlendiriliyor. Kırsalda yaşayan mağdurların çoğu, en yakın destek merkezine saatlerce uzaklıkta yaşıyor ve ulaşım imkânı bulamıyor. Bu durum, acil durumlarda polise veya sosyal hizmetlere başvurmayı neredeyse imkânsız hale getiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Kırsal alanlarda aile içi şiddet ve istismar, yalnızca Birleşik Krallık'a özgü bir sorun değil. Dünya genelinde kırsal nüfusun yoğun olduğu bölgelerde benzer dinamikler görülüyor. ABD, Kanada, Avustralya gibi geniş coğrafyalara sahip ülkelerde de kırsal kesimde istismar mağdurları, kentsel bölgelere kıyasla daha az hizmete erişebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya çapında kadınların yaklaşık %30'u yaşamları boyunca fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor; kırsal bölgelerde bu oran daha da yüksek olabiliyor. Birleşmiş Milletler, sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin önlenmesi için kırsal destek programlarına öncelik verilmesi çağrısında bulunuyor.
Uluslararası alanda, kırsal istismarla mücadelede başarılı örnekler de var. İskandinav ülkeleri, mobil danışmanlık birimleri ve uzaktan sağlık hizmetleriyle kırsalda yaşayan mağdurlara ulaşmayı başarıyor. Avustralya'da ise "Uçan Doktor" benzeri hizmetler, izole bölgelerdeki ailelere psikososyal destek sağlıyor. Ancak bu tür programların sürdürülebilirliği için merkezi hükümetlerin bütçeden pay ayırması şart. Uzmanlar, kırsal kalkınma politikalarının istismar önleme stratejileriyle entegre edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de kırsal bölgelerde aile içi şiddet ve istismar, benzer şekilde yeterince raporlanmayan ve mücadelede zorluk yaşanan bir alan. Kırsalda yaşayan kadınlar ve çocuklar, ulaşım, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimde kentsel nüfusa göre dezavantajlı. Son yıllarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın mobil ekipleri ve kadın konukevleri artsa da, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da ihtiyaç hâlâ büyük. Tracy Lewis'in hikâyesi, Türkiye'nin kırsal kesimdeki istismar mağdurlarına yönelik politikalarını gözden geçirmesi ve yerel yönetimlerle iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, kırsalda istismarla mücadele, Türkiye'nin uluslararası taahhütleri açısından da önem taşıyor.