Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ve uluslararası insan hakları örgütleri, dünya genelinde çocuklara yetişkin cezaları uygulanmasına karşı sert bir kampanya başlattı. "Kim kötülük yapabilir?" sorusunu merkeze alan kampanya, ceza sorumluluğu yaşının düşürülmesinin toplumsal ve hukuki sonuçlarına dikkat çekiyor. Kampanya kapsamında yayımlanan raporda, birçok ülkede 12-14 yaş arası çocukların yetişkin mahkemelerinde yargılandığı ve hapis cezasına çarptırıldığı vurgulanıyor. Uzmanlar, çocuk beyninin gelişimini henüz tamamlamaması nedeniyle bu yaş grubunun eylemlerinden tam olarak sorumlu tutulamayacağını belirtiyor.
Çocuk Suçluluğuna Yetişkin Yaklaşımı: Bilimsel Gerçekler
Nörobilim araştırmaları, insan beyninin özellikle karar verme, dürtü kontrolü ve sonuçları öngörme gibi işlevlerden sorumlu prefrontal korteksinin 25 yaşına kadar gelişmeye devam ettiğini gösteriyor. Bu bulgu, ergenlik dönemindeki bireylerin yetişkinlerle aynı bilişsel kapasiteye sahip olmadığı anlamına geliyor. Buna rağmen, 2023 itibarıyla dünyada 50'den fazla ülkede ceza sorumluluğu yaşı 14'ün altında bulunuyor. En düşük yaş sınırı 7 ile İsviçre ve Singapur'da uygulanırken, Nijerya ve Filipinler gibi ülkelerde de 9 yaş gibi son derece düşük seviyeler mevcut. Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne imza atan devletler, çocuk adalet sistemlerini oluştururken bu bilimsel gerçekleri dikkate almakla yükümlü.
Küresel Boyut: Yoksulluk, Eğitimsizlik ve Sistemik Adaletsizlik
Çocuk suçluluğuna yetişkin cezaları uygulanması, özellikle yoksul ve gelişmekte olan ülkelerde daha sık görülüyor. Dünya Bankası verilerine göre, düşük gelirli ülkelerde çocukların yetişkin hapishanelerine gönderilme oranı yüksek gelirli ülkelere göre üç kat daha fazla. Uzmanlar, bu durumun yoksulluk, eğitime erişim eksikliği ve sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguluyor. Çocuklar, genellikle hayatta kalma mücadelesi verirken yasadışı faaliyetlere itiliyor; ancak adalet sistemleri bu arka planı göz ardı ederek cezalandırıcı bir yaklaşım benimsiyor. Kampanya, uluslararası topluma, çocuk adalet sistemlerini reforme etme ve ceza sorumluluğu yaşını en az 14'e yükseltme çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de ceza sorumluluğu yaşı 12 olarak belirlenmiş durumda. Ancak son yıllarda çocuk suçluluğundaki artış, bu yaşın daha da düşürülmesi yönünde tartışmaları beraberinde getirdi. Oysa Türkiye'nin de imzacısı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların onarıcı adalet ve rehabilitasyon odaklı bir sistemle yargılanmasını öngörüyor. Düşük ceza sorumluluğu yaşı, Türkiye'nin çocuk adaleti alanındaki uluslararası taahhütleriyle çelişiyor ve eleştirilere neden oluyor. Ayrıca, ekonomik krizin derinleşmesiyle yoksul ailelerin çocuklarının suça sürüklenme riski artarken, bu sorunla mücadelede eğitim ve sosyal yardım politikalarının güçlendirilmesi daha etkili bir yol olarak öne çıkıyor.