İngiltere Kilisesi'nin (Church of England) tarihsel kölelik bağlantıları nedeniyle oluşturduğu tazminat fonu, değişen siyasi iklim ve artan muhafazakar baskılar altında sorgulanıyor. Piskoposlar Meclisi'nin geçen yıl onayladığı 100 milyon sterlinlik tazminat planı, Kilise'nin 18. yüzyılda köle ticaretiyle bağlantılı yatırımlarından elde ettiği gelirleri telafi etmeyi amaçlıyordu. Ancak, son haftalarda başta muhafazakar milletvekilleri olmak üzere gelen eleştiriler, planın uygulanmasını riske atıyor.
Tazminat planının detayları ve gelen tepkiler
Kilise yetkilileri, 100 milyon sterlinlik fonun eğitim, sağlık ve toplumsal kalkınma projelerine aktarılmasını öngörüyordu. Ancak eleştirmenler, bu fonun "geçmişi silmeye yönelik sembolik bir jest" olduğunu savunuyor. Özellikle, İngiltere'nin ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde Kilise'nin bu kadar büyük bir harcama yapmasının sorumsuzluk olduğu ifade ediliyor. Başpiskopos Justin Welby, planın arkasında durduğunu belirtse de, Piskoposlar Meclisi içinde bile bölünmeler yaşanıyor.
Kilise'nin kölelikle bağlantısı, 2020'de yayımlanan bir raporla gün yüzüne çıkmıştı. Rapora göre, Kilise 18. yüzyılda köle ticareti yapan South Sea Company'ye yatırım yapmış ve bu yatırımlardan önemli kârlar elde etmişti. Tazminat planı, bu tarihsel yükümlülüğün bir sonucu olarak hazırlanmıştı.
Değişen siyasi rüzgarlar ve küresel bağlam
Analistler, tazminat planının karşılaştığı baskıyı, küresel çapta kölelik tazminatı tartışmalarının bağlamına oturtuyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde siyahlara yönelik tazminat ödemeleri fikri, özellikle Cumhuriyetçi çevrelerde yoğun eleştiri alırken, Birleşik Krallık'ta da benzer bir iklim hâkim. Başbakan Rishi Sunak'ın muhafazakar hükümeti, tazminat ödemelerine sıcak bakmıyor; hatta bazı bakanlar, "geçmişin suçluluğuyla yaşamak yerine geleceğe odaklanılması" gerektiğini söylüyor.
Bu durum, Kilise'nin tazminat planını sürdürüp sürdürmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. Kilise yetkilileri, kararın bu yıl içinde netleşeceğini belirtse de, siyasi baskıların artması halinde plandan vazgeçilebileceği konuşuluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere Kilisesi'nin tazminat planı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir konu olmamakla birlikte, sömürgecilik geçmişine dair küresel tartışmaların bir parçasıdır. Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun mirası ve kendi tarihsel hesaplaşmaları bağlamında benzer tartışmalardan uzak durma eğilimindedir. Ancak bu gelişme, uluslararası hukukta tazminat kavramının evrildiğini göstermektedir. Eğer Kilise tazminat ödemekten vazgeçerse, bu durum diğer kurumlar ve ülkeler için de emsal teşkil edebilir; aksi halde tazminat talepleri daha da güçlenecektir. Türkiye, özellikle Afrika ve Ortadoğu'da artan sömürgecilik tazminatı taleplerine karşı diplomatik pozisyonunu gözden geçirmek zorunda kalabilir.