Ukrayna'nın başkenti Kiev, Rusya'nın son günlerde yoğunlaştırdığı hava saldırılarının ağır hasarına uğradı. UNESCO Dünya Mirası listesindeki Kiev-Pechersk Lavra'nın Kutsal Meryem'in Ölümü (Dormition) Katedrali, çıkan yangında büyük ölçüde kül oldu. Saldırıda en az iki kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi yaralandı. Kiev Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, kent genelinde altyapı ve sivil hedeflere yönelik saldırıların sürdüğünü duyurdu.
Tarihi katedralin yok oluşu ve saldırının boyutları
11. yüzyılda inşa edilen ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi'nin en önemli sembollerinden biri olan Dormition Katedrali, Rus saldırıları sonucu alevler içinde kaldı. Kiev Belediyesi'nden yapılan açıklamada, itfaiye ekiplerinin yangına müdahale ettiği ancak tarihi yapının büyük bölümünün kullanılamaz hale geldiği belirtildi. UNESCO, olayı 'barbarca' olarak nitelendirirken, uluslararası toplumdan kınama mesajları yağdı.
Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların askeri altyapıya yönelik olduğunu iddia etse de, Kiev'deki sivil kayıplar ve kültürel mirasın zarar görmesi uluslararası hukuk kapsamında savaş suçu tartışmalarını alevlendirdi. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, 'Putin rejiminin kültürel soykırım yaptığını' söyledi.
Küresel yankılar ve insani kriz
BM Genel Sekreteri António Guterres, saldırıyı kınayarak, 'Sivillerin ve kültürel mirasın korunması uluslararası insancıl hukukun temel ilkesidir' açıklamasını yaptı. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise 'Ukrayna'ya askeri ve mali desteğin artırılması gerektiğini' vurguladı. Saldırı, kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırılarla ağır darbe alan Ukrayna'da yeni bir insani krizi tetikleme riski taşıyor. Özellikle Kiev'de binlerce kişi elektrik ve ısınma sorunuyla karşı karşıya.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki savaşın derinleşmesi, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliğini ve Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nden kaynaklanan hassas dengesini etkiliyor. Türkiye, savaşın başından bu yana arabulucu bir rol üstlenirken, sivil kayıpların ve kültürel mirasın hedef alınması, diplomatik çabaların sonuçsuz kaldığı yönünde yorumlanabilir. Ayrıca, UNESKO Dünya Mirası'nın zarar görmesi, turizm potansiyeli olan bölgelerdeki istikrarsızlığın bir göstergesi olarak Türk turizm sektörü için de dolaylı risk oluşturuyor.