Rusya'nın Ukrayna'nın başkenti Kiev'e yönelik saldırıları giderek şiddetleniyor ve sıklaşıyor. DW muhabirleri, uzun süren savaşın en kanlı yıllarından biri haline gelen 2026'da şehirde yaşayan insanlara hayatın nasıl olduğunu sordu. Saldırıların daha sert ve daha sık vurması, Kiev sakinleri için günlük yaşamı giderek zorlaştırıyor.
Saldırıların arka planı ve insanların günlük yaşamı
Rusya'nın Kiev'e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları, son aylarda yoğunluğunu artırarak devam ediyor. Ukrayna başkenti, savaşın başlangıcından bu yana en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor. DW'nin görüştüğü Kiev sakinleri, gece boyunca süren hava saldırısı sirenleri ve patlama sesleriyle uyanmanın, sığınaklara koşmanın ve her an hayatını kaybetme korkusuyla yaşamanın tarif edilemez bir yük olduğunu anlatıyor. Özellikle kış aylarında enerji altyapısına yönelik saldırılar, elektrik ve ısınma sorunlarını da beraberinde getiriyor. Ancak halk, bir yandan da direniş ruhunu koruyor; gönüllüler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları, saldırıların yol açtığı hasarı onarmak ve insanlara destek olmak için çalışıyor. Uzmanlar, bu saldırıların Rusya'nın Ukrayna'nın moralini bozma ve Batı'nın desteğini zayıflatma stratejisinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Kiev'de yaşayanlar ise bir yandan hayatlarını sürdürmeye çalışırken, bir yandan da uluslararası toplumdan daha fazla destek bekliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Kiev'e yönelik saldırıların tırmanması, sadece Ukrayna için değil, tüm Avrupa güvenlik mimarisi için ciddi sonuçlar doğuruyor. NATO ülkeleri, Ukrayna'ya askeri ve mali yardımlarını sürdürürken, Rusya ile doğrudan bir çatışmadan kaçınmak için hassas bir denge gözetiyor. ABD ve Avrupa Birliği, Rusya'ya yönelik yaptırımları artırma ve Ukrayna'ya daha fazla hava savunma sistemi sağlama konusunda baskı altında. Öte yandan, savaşın uzaması, küresel enerji ve gıda piyasalarında dalgalanmalara yol açarak, özellikle gelişmekte olan ülkeleri olumsuz etkiliyor. Birleşmiş Milletler ve uluslararası kuruluşlar, sivil kayıpların artmasından endişe duyduklarını belirtirken, insani yardım kuruluşları bölgede artan ihtiyaçlara dikkat çekiyor. Kiev'deki durum, savaşın ne kadar süreceği ve nasıl sonuçlanacağına dair belirsizliği de derinleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Ukrayna ile Rusya arasında denge politikası izleyerek, savaşın başından bu yana diplomatik çözüm için çaba harcıyor. Kiev'e yönelik saldırıların yoğunlaşması, Türkiye'nin arabuluculuk rolünü daha da zorlaştırıyor. Öte yandan, savaşın uzaması, Karadeniz'deki güvenlik dengelerini ve Türkiye'nin enerji koridorları üzerindeki etkisini doğrudan ilgilendiriyor. Türk ekonomisi, artan enerji fiyatları ve tedarik zinciri kesintilerinden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Ukrayna'dan gelen mülteciler ve tahıl koridoru anlaşmasının sürdürülmesi gibi konular, Türkiye'nin öncelikleri arasında. Ankara, Batı ile Rusya arasında hassas bir denge gözetirken, Kiev'deki tırmanma, bu dengeyi daha da kırılgan hale getiriyor.