11 Eylül saldırılarının ardından ABD'nin Afganistan ve Irak'ta yürüttüğü savaşlarda görev alan eski büyükelçi Zalmay Khalilzad, Washington'un o dönemde yaptığı kritik hataları ilk kez bu kadar açık bir şekilde dile getirdi. Khalilzad, Afganistan ve Irak müdahalelerinin planlama ve uygulama aşamalarında ciddi yanlışlar yapıldığını belirterek, bu hataların bölgede uzun süreli istikrarsızlığa yol açtığını söyledi.
11 Eylül Sonrası Stratejik Yanılgılar
Khalilzad, 2001'de Afganistan'a düzenlenen operasyonun ilk aşamalarında El Kaide ve Taliban'a karşı hızlı bir askeri başarı elde edildiğini, ancak sonrasında ülkenin yeniden inşası ve siyasi yapılanmasında aceleci davranıldığını ifade etti. Özellikle yerel halkın desteğinin kazanılması yerine, merkezi bir yönetim dayatılmasının uzun vadede direnç yarattığını vurguladı. Khalilzad'a göre, 2003'te Irak'a yapılan müdahale ise asıl dönüm noktası oldu; çünkü Irak'taki savaş, Afganistan'daki kaynakların ve dikkatin bölünmesine neden oldu ve bölgesel güç dengelerini alt üst etti.
Eski büyükelçi, Irak'ta kitle imha silahlarına ilişkin istihbaratın hatalı olduğunun ortaya çıkmasının ABD'nin uluslararası itibarını zedelediğini, ayrıca ülkedeki mezhepsel gerilimleri alevlendirdiğini belirtti. Bu hataların sadece ABD için değil, bölge ülkeleri için de ağır sonuçlar doğurduğunu dile getirdi.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Khalilzad'ın açıklamaları, ABD'nin 20 yıllık savaş politikalarının bir muhasebesi niteliğinde. 2021'de ABD'nin Afganistan'dan çekilmesiyle Taliban yeniden iktidara gelirken, Irak'ta istikrar hala tam sağlanamadı. Bu süreç, ABD'nin askeri müdahale stratejilerinin sınırlarını ve ulus inşa etme yaklaşımının başarısızlığını gözler önüne serdi. Uzmanlar, bu hataların ABD'nin küresel liderlik iddiasını sarstığını ve özellikle Orta Doğu'da güvenilirliğini azalttığını belirtiyor. Bölgede İran ve Rusya gibi aktörlerin etkinliğinin artması, ABD'nin geri çekilmesinin doğrudan sonucu olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca Khalilzad, savaş sonrası dönemde Irak ve Afganistan'da yolsuzluğun ve kötü yönetimin yaygınlaştığını, bunun da halkın yeni kurulan sistemlere olan güvenini sarstığını aktardı. Bu durum, bölgede radikal grupların yeniden güç kazanmasına zemin hazırladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 11 Eylül sonrası dönemde Afganistan ve Irak'ta yaşanan istikrarsızlıktan doğrudan etkilendi. Irak'taki mezhepsel çatışmalar ve PKK'nın bölgedeki varlığını güçlendirmesi, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırdı. Afganistan'dan gelen düzensiz göç dalgaları ve Taliban'ın yükselişi, bölgesel göç yollarını etkiledi. ABD'nin hatalı politikaları, Türkiye'nin bölgede daha aktif bir diplomasi izlemesine ve savunma kapasitesini güçlendirmesine neden oldu. Bu gelişmeler, Türkiye'nin stratejik özerkliğini artırma yönündeki adımlarını da hızlandırdı. Khalilzad'ın itirafları, Türkiye'nin bölgesel güvenlik mimarisinde daha fazla sorumluluk alması gerektiğini bir kez daha gösteriyor.