Eski üst düzey ABD'li yetkililer ve halk sağlığı uzmanları, Trump yönetimine Kenya'da yalnızca Amerikalı sağlık çalışanlarına hizmet vermesi planlanan bir Ebola karantina ve tedavi merkezi kurma planından vazgeçmesi çağrısında bulunuyor. Planın, Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) personelinin tedavi için ABD'ye getirilmesi ve tüm sağlık çalışanlarına destek sağlanması yönündeki mevcut politikadan bir sapma olduğu ifade ediliyor.
Planın detayları ve eleştiriler
The Guardian'ın haberine göre, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) tarafından finanse edilen ve yalnızca Amerikalı sağlık çalışanlarının kullanımına açık olması planlanan tesis, Ebola salgınlarının yaşandığı Afrika ülkelerinde görev yapan ABD'li personelin karantina ve tedavisini üstlenecek. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın küresel sağlık güvenliği çabalarını baltalayabileceği ve Afrika ülkeleriyle iş birliğini zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor. Eski bir CDC direktörü olan Dr. Julie Gerberding, planı 'küresel sağlık dayanışmasına darbe' olarak nitelendirdi. Uzmanlar, Ebola'nın yalnızca ABD'li sağlık çalışanları için değil, tüm insanlık için tehdit oluşturduğunu ve bu nedenle kaynakların ortaklaşa kullanılması gerektiğini vurguluyor.
Küresel sağlık güvenliği ve iş birliği boyutu
Plan, ABD'nin küresel sağlık liderliğine ilişkin endişeleri de beraberinde getiriyor. Geçmişte ABD, Ebola salgınları sırasında uluslararası koordinasyonda öncü rol oynamış, CDC ekipleri salgın bölgelerinde yerel sağlık çalışanlarıyla birlikte çalışmıştı. Yeni plan ise bu iş birliği modelinden uzaklaşma olarak değerlendiriliyor. Johns Hopkins Üniversitesi'nden Dr. Tom Inglesby, 'Bu tür bir yaklaşım, diğer ülkelerin de benzer politikalar izlemesine yol açabilir ve küresel salgın yanıtını zayıflatabilir' dedi. Ayrıca, planın Kenya hükümetiyle yeterince istişare edilmeden hazırlandığı ve ülkenin egemenlik hassasiyetlerini göz ardı ettiği eleştirileri yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika'da sağlık altyapısını güçlendirme ve salgın hastalıklarla mücadele konusunda iş birliği yapan ülkeler arasında yer alıyor. ABD'nin bu tür bir 'yalnızca kendi personeline yönelik' yaklaşımı, sahadaki uluslararası iş birliğine zarar verebileceği gibi, Türkiye'nin Afrika'da yürüttüğü sağlık diplomasisi ve kapsayıcı sağlık hizmetleri modeliyle tezat oluşturuyor. Türkiye, Sağlık Bakanlığı ve TİKA aracılığıyla Afrika'da sağlık merkezleri kurarken, bu merkezlerin tüm yerel halka ve uluslararası personel açık olmasına özen gösteriyor. Planın uygulanması halinde, Türkiye'nin benzer krizlerde daha kapsayıcı bir model sunarak Afrika ülkeleri nezdinde itibar kazanması mümkün.