Kenya'da 2024 yılında yaşanan kanlı protestoların birinci yıldönümünde, başkent Nairobi başta olmak üzere ülke genelinde yüzlerce kişi gözaltına alındı ve kalabalıklara biber gazı ile müdahale edildi. Göstericiler, geçen yılki olaylarda hayatını kaybedenleri anarken, hükümetin ekonomi politikalarını ve yolsuzluk iddialarını protesto etti. Polis, izinsiz gösteri yapıldığı gerekçesiyle sert müdahalede bulunurken, muhalefet partileri ve insan hakları örgütleri müdahaleyi kınadı. Olaylar sırasında çok sayıda gösterici ile birlikte bazı gazetecilerin de gözaltına alındığı bildirildi.
Gelişmenin arka planı
Kenya, 2024 yılının ortalarında başlayan kitlesel protestolarla sarsılmıştı. Artan vergiler, yüksek işsizlik ve yolsuzluk iddiaları nedeniyle başlayan gösteriler, polisin sert müdahalesiyle kanlı bir hal almış ve onlarca kişi hayatını kaybetmişti. Başta Ulusal Diyalog ve Barış Komisyonu olmak üzere çeşitli kurumlar, olaylarla ilgili soruşturma başlatmış ancak bugüne kadar tatmin edici sonuçlar alınamamıştı. Birinci yıldönümünde düzenlenen anma etkinlikleri, hükümet karşıtı söylemlere dönüşünce polis müdahalesi kaçınılmaz oldu. Gösterilerde ölenlerin aileleri ve insan hakları savunucuları, adalet talebinde bulunurken, hükümet ise güvenlik gerekçesiyle sert önlemleri savunuyor.
Kenya Devlet Başkanı William Ruto, yaptığı açıklamada, ülkede hukukun üstünlüğünün korunacağını ve şiddete izin verilmeyeceğini belirtti. Ancak muhalefet lideri Raila Odinga, polisin orantısız güç kullandığını ve göstericilerin barışçıl olduğunu iddia etti. Olayların ardından Kenya İnsan Hakları Komisyonu, bağımsız bir soruşturma çağrısı yaptı. Uluslararası Af Örgütü ise polisi "aşırı güç kullanmakla" suçladı ve derhal gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etti.
Bölgesel veya küresel boyut
Kenya'daki istikrarsızlık, Doğu Afrika bölgesi için ciddi sonuçlar doğurabilir. Ülke, Somali'deki El Şebab militanlarına karşı uluslararası operasyonlarda önemli bir rol oynuyor ve Birleşmiş Milletler barış gücüne ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Kenya, bölgenin en büyük ekonomilerinden biri olarak ticaret ve yatırım açısından kilit konumda. Protestoların uzun sürmesi, ülkenin turizm ve tarım gibi sektörlerini olumsuz etkileyebilir ve bölgesel güvenlik işbirliğini zayıflatabilir. ABD ve Avrupa Birliği'nden gelen açıklamalar, Kenya hükümetine itidal çağrısı yaparken, Afrika Birliği de tarafları diyaloğa davet etti. Olayların Çin ve Hindistan gibi büyük yatırımcılar üzerinde de caydırıcı etki yaratması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika Boynuzu'nda Somali başta olmak üzere birçok ülkeyle yakın ilişkiler geliştirmiş durumda. Kenya ile Türkiye arasında ticaret hacmi son yıllarda artış göstermiş, karşılıklı yatırımlar ve savunma işbirliği anlaşmaları imzalanmıştı. Kenya'daki siyasi istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgedeki ticari ve askeri çıkarlarını doğrudan etkileyebilir. Ayrıca Türkiye, Somali'de yürüttüğü insani ve askeri operasyonlar için Kenya'nın lojistik desteğine ihtiyaç duymaktadır. Bu nedenle Kenya'daki gelişmeler, Türk dış politikası açısından yakından takip edilmeli ve olası bir kriz durumunda Türkiye'nin arabuluculuk rolü üstlenmesi gündeme gelebilir.